Viyana Kongresi

From TUİÇ Sözlük
Jump to navigation Jump to search
Viyana Kongresi

Viyana Kongresi, Fransız ordusunun Napolyon Savaşları sonunda Avrupa’daki güçler dengesinin yeniden belirlemek ve Avrupa’ya tek bir gücün hâkim olmasını önlemek amacıyla 1815 yılında toplanmış bir kongredir. İngiltere, Avusturya, Rus Çarlığı, Prusya, Fransa gibi büyük ve güçlü devletlerin yanında İspanya, Portekiz, İsveç gibi devletlerinde katılım gösterdiği Viyana Kongresi dinsel referanslı bir diplomatik toplanma şeklidir. Toprak bütünlüğünü ve ülke bağımsızlığını zedeleyebileceği gibi düşüncelerden dolayı çekinceleri olan Osmanlı Devleti konferansa sadece gözlemci olarak katılmıştır. [1]


Viyana Kongresi Kararları

Viyana Kongresi - Harita

Viyana Kongresinin belli başlı bazı kararları bulunmaktadır. Bu kararlar ise maddeleştirerek özetlenebilir. [2]

  • Fransa’nın ele geçirdiği topraklar geri alınacaktır.
  • İngiltere, Danimarka’dan Heligolond Adası’nı; Akdeniz’de Malta ve Yedi Ada’yı; Güney Afrika’da Cape Colony’i; Seylan Adası’nı; Güney Amerika’da Guyan ve Antiller’de Trinidad Adası’nı alarak kolonilerini korumuştur.
  • Avusturya, Polonya’dan Doğu Galiçya’yı kazanmış; imzaladığı antlaşmalarla Lombardiya ve Venedik’i geri almıştır.
  • Prusya, Polonya’daki eski topraklarını yeniden elde etmiştir. Bunun yanı sıra Saksonya’nın büyük bir bölümünü kazanmıştır.
  • Rus Çarlığı, Varşova Büyük Dükalığı ile Polonya’nın büyük bir bölümünü ele geçirmiştir.
  • Hollanda, yeni bir Krallık olmuş ve Belçika ile birleşmiştir.


Sonuçları

Viyana Kongresi’nin temel sonuçlarım özellikle beş büyük devlet için çok önemlidir. İngiltere, Kıta Avrupası'nda etkin bir rol oynarken kıtada güçler dengesinin bozulmasına karşı verdiği çaba önemlidir. Manş Denizi’nin güvenliğini sağlamlaştırmak ve denizaşırı yolları kontrol edebilecek duruma gelmiştir. Orta ve Güney Avrupa’da faal olan Rus Çarlığı ise Avrupa devletler dengesi içerisinde statüsünü yükseltmiştir. Alman ve İtalyan Prenslikleri üzerinde nüfusunu sürdürmeyi başaran Avusturya İmparatorluğu ise Alman Prensliklerinin dağınık halde kalmasını sağlamayı başarmıştır. Prusya elde ettiği topraklar ile Krallığını genişletirken Fransa’da meşruti krallık kurulmuştur. Fransa Dışişleri Bakanı Talleyrand’ın diplomatik alanda başarısı ise zararı minimalize etmekte başarılı bir politika izlemiştir.

1815-1830 yılları arasında mutlakıyet devri olarak nitelendirilen hak ve hürriyetleri kısıtlayan devir başlamıştır. 1878 Berlin Antlaşmasına kadar devam edecek süreçte mutlakıyet kavramı uzun yıllar boyunca boy göstermiştir. Bunun yanı sıra Napolyon Savaşları'nın sona erdiği 1815 yılında başlayıp 1914 yılına kadar süre gelen zaman diliminde, Avrupa devletlerinin uluslararası alanda siyasi güçler dengesinin bozulmaması için hareket edilen bir sistem kurulmuştur. "Avrupa Uyumu" adı verilen bu sisteme, Viyana Kongresi sonrasında hemen yapılan bir düzenleme olduğu için buna “Kongre Düzeni” denilmektedir. Avrupa Uyumu, büyük devletlerin barışın tehdit altına girdiklerini düşündükleri anda toplandıkları bir konferans bütünü olarak yürütülmüştür. Bu dönemde, uluslararası ilişkilerde eşitlik ilkesine bağlı diplomasi kuralları getirilmiş ve bu şekilde diplomasi hukukunun gelişmesinde de önemli bir katkıda bulunulmuştur. Daha önce kurulamayan barış düzeninin, Avrupa güçlerinin menfaatleri göz önüne alınarak kurulacak olması ve barış yanlısı çok kutuplu bir dünya yaratması ile Viyana Kongresi’nin ne denli önemli olduğunun ve bunun sonucu olarak, “Avrupa Uyumu”nu beraberinde getirdiğinin bir kanıtıdır. [3] [4]


Metternich Sistemi

Avusturya, Prusya, Rusya ve Büyük Britanya Viyana Kongresi'ne katıldıklarında, Avrupa’daki statükoyu korumak adına "Metternich Sistemi"ni ortaya koymuşlardır. Bu sisteme adını veren Prens Klemens von Metternich -dönemin Avusturya Başbakanı- statükonun korunması adına, ulusçuluk hareketlerini kesin bir dille bastırılması gerektiği düşüncesinde olmuştur. 1815’te Viyana Kongresi’nde kurulan sistemde Avusturya ve Rusya’nın Balkanlardaki seferberliğine, Prusya’nın Fransa ve Rusya’yı dengeleme politikası uygulamasına ve kıta Avrupa’sında ise bir ülkenin tek başına yalnız egemen olmamasına dayanan bir düşünce üzerine kurulmuş bir sistemdir. Bu sistem 1830-1848 yıllarında haklar ve özgürlüklerin genişletilmesiyle etkisini ve önemini yitirmiştir. [5]


Ayrıca Bakınız

İlgili Film: Der Kongreß tanzt

Bunu Biliyor Muydunuz?: Viyana Kongre’sinde diplomasi ilk kez bir meslek olarak kabul edilmiş ve uluslararası sistemde diplomasi kurumsal bir nitelik taşımaya başlamıştır.


Hazırlayan: İrem Topuk

Kaynakça

  1. Özdal B. ve Karaca K. (2017) Diplomasi Tarihi I. Bursa: Dora Yayınevi. s.359.
  2. Şemşek İ. (2014) Viyana Kongresi Sürecinde Barışın İnşası ve Avrupa Ahengi (1814-1822).
  3. Yiğit V. (2008) 1648 Vestefalya Barışından 1815 Viyana Kongresine Kadar Olan Dönemde Uluslararası Sistemin Dönüşümü. Kadir Has Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler ve Küreselleşme Bölümü Yüksek Lisans Tezi. İstanbul.
  4. Şemşek İ. (2014) Viyana Kongresi Sürecinde Barışın İnşası ve Avrupa Ahengi (1814-1822)
  5. Metternich P. (1881) Memoirs of Prince Metternich ed. Charles Scribner’s Sons.