Kongo Katliamı

From TUİÇ Sözlük
Jump to navigation Jump to search
Kongo Katliamı.jpg

Afrika sömürge tarihinde akla gelen ilk ülkeler Fransa ve İngiltere olsa da bu tarihte payını almış en önemli ülkelerden biri şüphesiz Belçika’dır. Sömürge döneminde Belçika Kralı, Kral II. Léopold’un toprağı sayılan şu an ki adıyla Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde milyonlarca Kongolu acımasızca katledilmiştir.

Ülke Profili

Orta Afrika’da yer alan ve aynı bölgedeki Kongo Cumhuriyeti, Uganda, Ruanda, Burundi, Tanzanya, Zambiya, Angola, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Güney Sudan’la sınır komşusu olan Demokratik Kongo Cumhuriyeti geniş yüzölçümüyle kıtanın en büyük ülkelerinden biridir. Sömürgecilik öncesi dönemde çeşitli krallıklar tarafından yönetilen ülke aktif ticaretle uğraşmış, Coğrafi Keşifler’den sonra da Avrupalı devletlerin ilgisini çekmeye başlamıştır. Atlas Okyanusu’na kıyısı bulunan ülkenin bu bölgelerinde Avrupalılar tarafından hem mal hem de köle ticareti yapılmıştır ve bu durum yaklaşık 5 milyon insanın hayatını etkilemiştir. Belçika’nın Kongo ile teması, Avrupalı devletlerin ülkenin orta kesimlerine ilerlemesiyle başlamıştır. Ülkede söz sahibi olmak isteyen Belçika kıtadaki diğer devletlerle güç mücadelesine girmiştir[1].

Léopold'un Kongo'nun zenginliklerinden faydalanma arzusu Afrika'da araştırmalar yapan ve bunun için başta İngiltere olmak üzere çeşitli devletlerden destek alan gazeteci Henry Stanley'in ülke ile ilgili yaptığı çalışmalarla birleşince 1879 yılında görevli olarak Kongo'ya gönderilmiştir. Aynı zamanda sözde kıtayı medenileştirmek ve köle ticaretine son vermek adına "Uluslararası Afrika Derneği'ni" kuran Léopold,1885'te toplanan Berlin Konferansı'nda büyük güçler tarafından Kongo'nun hâkimi olarak kabul edilmiş ve bu girişimler ile Kongo, Léopold'un özel mülkü haline gelmiştir. Kral Léopold Kongo’ya hiç ayak basmamış fakat Belçika’nın neredeyse 80 katı büyüklüğünde bir alanı fildişi, kauçuk ve arzuları adına işgal etmiştir[2].

Halka Yapılan Zulümler

Kongo’daki sömürgenin ilk yıllarında fildişi büyük öneme sahipti. Kral, fildişi ve kauçuk gibi zenginlikleri sömürebilmek için çeşitli koloni düzenleri kurmuştu. Bu dönem için fildişi heykel, mücevher, piyano tuşları gibi birçok alanda kullanılan değerli bir hammadde olduğundan Léopold için önemli bir gelir kaynağıydı. 1890’lı yılların başında Avrupa’da gelişen sanayi ile birlikte kauçuk ise yeni bir zenginlik kaynağıydı. Bisiklet lastiğinin ortaya çıkışı, gelişen otomobil sanayisinde kullanılan ara mallarda kauçuk kullanımıyla dünya çapında büyük bir ihtiyaç doğmuştu. Kauçuk ağacının olgunluğa ulaşmasının uzun yıllar alması nedeniyle mevcut durumda bu ağaçlara sahip olan ülkeler büyük avantaj elde etmiştir. Bu dönemde kauçuk ağaçlarına sahip en geniş ülke olan Kongo, Belçika tarafından önemli bir gelir kaynağı olarak kullanılmıştır. Kauçuk üretiminde en dikkat çeken nokta yerel halkın acımasızca bu üretimlerde çalıştırılmasıdır. Ağır şartlar altında çalıştırılan işçilerden, isyan edenlerin elleri ve ayakları çapraz kesilerek itaat etmeye mecbur bırakılmışlardır. Kauçuk fiyatı arttıkça kotalar artmıştır. Fildişi ve kauçuk ya da diğer zenginliklerden birinin kotalarını bir kez bile karşılamayan erkekler, ellerinin ya da ayaklarının kesilmesi ile cezalandırılmıştır. Kotayı dolduramayan kişi yakalanamazsa ya da çalışmak için iki elini kullanması gerekliyse, askerler bu kişilerin eşlerinin veya çocuklarının ellerini kesmiştir. 19.yüzyılın sonunda Kongo’da kauçuk endüstrisi ve kesilmiş eller eş anlama gelmiştir. Bu çalışmalarda çocuk işçilerde çalıştırılmış ve acımasızca katledilmişlerdir[3].

İsyan Girişimleri

Tüm işlerde yerel halk zorla çalıştırılmıştır. Çalıştırılan kadınların çoğu açlıktan, erkek kauçuk toplayıcılarının çoğu da ağır şartlarda çalıştırılmaktan hayatlarını kaybetmiştir. Bu ağır çalışma koşullarından kurtulmak isteyen binlerce kişi köylerinden kaçarak ormanlara sığınmıştır fakat bir şey değişmemiş ve çalıştırılan Kongolular ile hayatları aynı olmuştur. Yerel halktan bazı gruplar ülkelerinde yaşanan sömürü düzenine karşı çıkmaya çalışmıştır. Ateşli silahlar ile bu isyanlar bastırılmıştır. Öldürülen insanların sayısının oldukça yüksek olması Belçika ekonomisine yeni bir yük getirdiği için bu durumu azaltmak adına mermilerin israf edilmediğini kanıtlamak için ,askerler kullandıkları her mermi için öldürdüğü kişiye ait eli subaya teslim etmek zorunda bırakılmıştır. Birine ateş edilip ıskalanması ya da merminin gereksiz yere kullanılması durumunda yaşayan bir mağdurun eli kesilerek subaya gösterilmiştir[4].

Katliamların Gün Yüzüne Çıkışı

Conan Doyle veya Mark Twain gibi yazarlar, gazeteci Edmund Morel, aynı zamanda misyonerler Kongo'da yaşananlara tepki gösteriyordu. Kral’ın ısrarla reddettiği işkencelerin sorumluluğunu alması için tepkiler büyüyordu. Bunların arasında Alice Seeley Harris ve kocası en önemli adımı atmışlardır. Alice Seeley Harris, Kongoluların maruz kaldığı acılara ve sakatlıklara tanıklık etmek için olay yerinde pek çok fotoğraf çekmiştir. Özellikle sakatlanmış, elleri ve vücut organları kesik Kongoluları tercih etmiştir. Avrupa'da yayınlanan bu fotoğraflar kamuoyunu sarsmış ve gerçekleri gün yüzüne çıkarmıştır[5]. Kongo’da 1885 yılında başlayan acımasız sömürge döneminin gerçek yüzü 1900’lü yılların başında gazeteci Edmund Dene Morel tarafından da dile getirilmeye başlamıştır. Denizcilik şirketinde çalışan Morel’in seyahatleri onun Bağımsız Kongo Devleti ile temas kurmasını ve bu ülkede uygulanan zulümleri öğrenmesini sağlamıştır. 1901 yılında çalıştığı şirketten ayrılıp, Kongo’daki korkunç durumu açığa çıkarmak için çalışmalara başlayan ve gazeteciliğe yönelen Morel zorla çalıştırma, çocukların orduya alınması, köylerin yakılması ve işkence gibi konularda kamuoyu bilinci oluşturmak için büyük çaba sarf etmiştir. Morel’in kampanyası sırasında ortaya çıkan kesilmiş ellerin, ellerini kullanmayan çocukların ve yakılmış köylerin fotoğrafları, tüm dünyada büyük yankı uyandırmıştır. Belçika Parlamentosu 1908 yılında, İngiliz Hükümeti’nin ve halkın büyük bir kesiminin baskısı nedeniyle II. Leopold’un sömürge denetimine son vererek Kongo’ya el koymuştur[6].

Yaşananların Toplumsal Etkisi

Sömürü dönemi boyunca uygulanan acımasız yöntemler nedeniyle birçok mağdur organlarını kaybetmiş, daha sonrasından da yaşamlarını sürdürebilmek için gereken temel tarım faaliyetlerini gerçekleştiremez hale gelmiştir. Bu durum da yetersiz beslenme, hastalıklar ve ölümlere neden olmuştur. Bir yandan ölüm oranları artarken, diğer yandan erkeklerin ve kadınların ayrı bölgelerde çalışmaya zorlanması, karşılaştıkları acılar nedeniyle yaşadıkları travmalar sebebiyle doğum oranları hızla düşmüştür. Tüm bu yaşananların etkisiyle 1880 ve 1920 yılları arasında Kongo’daki nüfusun, 20 milyon kişiden 10 milyona düştüğü tahmin edilmektedir[7].

Bağımsız Kongo Devleti’nden Belçika Kongosu’na dönüşerek ülke uzun yıllar Belçika’nın sömürgesi altında kalan Demokratik Kongo Cumhuriyeti, 1960 yılında bağımsızlığını kazanmıştır. Sömürgecilik döneminden miras kalan olumsuz uygulamalar, etkisini günümüzde sürdürürken diğer tüm Afrika ülkeleri gibi Demokratik Kongo Cumhuriyeti de Avrupalıların soykırım ve sömürge dönemlerinin hesabını vermesi gerektiğini uluslararası kamuoyunda ve her alanda dile getirmektedir. Bununla birlikte 2020 yılında, Belçika Kralı Philippe, Belçika Kraliyet ailesinden sömürge geçmişine ilişkin açıklama yapan ilk kral olmuştur[8].


Hazırlayan: Ayşegül Ünver


Kaynakça

  1. Gamze Düzler, Belçika’nın Kara Tarihi: Kral II. Leopold’un Kongo Katliamı,AFAM (24.10.2017) https://afam.org.tr/belcikanin-kara-tarihi-kral-ikinci-leopoldun-kongo-katliami/
  2. BBC,History,Henry Stanley, https://www.bbc.co.uk/history/historic_figures/stanley_sir_henry_morton.shtml
  3. Elsa Longueville et Karim El Hadj, Comment les mains coupées du Congo ont secoué l’Europe coloniale - Flashback #2,Le Monde Afrique (25.04.2021) https://www.lemonde.fr/afrique/video/2021/04/25/comment-les-mains-coupees-du-congo-ont-secoue-l-europe-coloniale-flashback-2_6077995_3212.html
  4. Ahmet Emin Dönmez, Afrika’nın "akciğeri’’ Kongo Demokratik Cumhuriyeti, AA (19.02.2022) https://www.aa.com.tr/tr/dunya/afrikanin-akcigeri-kongo-demokratik-cumhuriyeti-zengin-kaynaklariyla-one-cikiyor/2507168
  5. Alice Seeley Harris, https://antislavery.ac.uk/solr-search?q=alice%20seeley%20harris&facet=collection%3A%22Alice+Seeley+Harris+Archive%22
  6. Gamze Düzler, Belçika’nın Kara Tarihi: Kral II. Leopold’un Kongo Katliamı,AFAM (24.10.2017) https://afam.org.tr/belcikanin-kara-tarihi-kral-ikinci-leopoldun-kongo-katliami/
  7. Nicholas Mıchael, RDC : Léopold II, ce bourreau aux 10 millions de victimes,Jeune Afrique (09.09.2015) https://www.jeuneafrique.com/mag/262331/culture/rdc-leopold-ii-ce-bourreau-aux-10-millions-de-victimes/
  8. Hüseyin Koyuncu,Belçika Kralı sömürge döneminde Kongo’da yapılanlar nedeniyle ilk kez üzüntüsünü dile getirdi,Euronews (30.06.2020) https://tr.euronews.com/2020/06/30/belcika-kral-philippe-somurge-doneminde-kongo-da-yap-lanlar-nedeniyle-ozur-diledi