Umman

TUİÇ Sözlük sitesinden
Sundusadas (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 17.16, 14 Şubat 2018 tarihli sürüm ("Umman Sultanlığı (Arapça: عمان), güneybatı Asya'da, Arap Yarımadası'nın güneydoğusu kıyısında yer alır. Kuzeybatıda '''Birleşik Arap Emir..." içeriğiyle yeni sayfa oluşturdu)
(fark) ← Önceki hâli | Güncel sürüm (fark) | Sonraki hâli → (fark)
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Umman Sultanlığı (Arapça: عمان), güneybatı Asya'da, Arap Yarımadası'nın güneydoğusu kıyısında yer alır. Kuzeybatıda Birleşik Arap Emirlikleri, batıda Suudi Arabistan, güneybatıda ise Yemen ile sınır komşusudur. Güneyde ve doğuda Hint Okyanusu, kuzeydoğuda ise Basra Körfezi ile çevrilidir. Ülke ayrıca tamamı Birleşik Arap Emirlikleri ile çevrili bir toprağa da sahiptir.Para birimi Umman Riyalidir.Resmi dili Arapça olmakla beraber çoğunlukla İngilizce de konuşulmaktaır. [1]. Yüzölçümü 309 500 km2 olan Umman’ın yer şekilleri ova, tepe ve dağlardan oluşmaktadır. Ovalar toplam alanın % 3'üne yakın bir bölümünü, dağlık bölgeler % 15’ini oluşturmaktadır. Geriye kalan % 82 civarındaki arazi ise çöllerden oluşmaktadır. Al Hajr Dağları ile Al Qara Dağları ülkenin en yüksek dağlarıdır. [2] Kıyı bölgelerinde nemli ılıman iklim hakim olurken, çöl bölgelerde genel karasal iklim hakimdir.

Siyasi ve İdari Yapı

Umman'ın ismini nasıl aldığı konusunda farklı yorumlar yapılmaktadır. Değişik kaynaklar Umman'ı Qahtani kabilesi ile ilişkilendirirken, diğerleri Arapça sıfat olarak kullanılan ve "yerleşik insanlar" anlamına gelen '"aamen"' kelimesini kullanmaktadırlar. Roma tarihinin ilk zamanlarında, Yalainous'un (MS 23–79 yıllarında) "Omana" ismini ilk olarak onaylayanlardan olduğu söylenmektedir. Umman, aynı zamanda Mazoun ve Magan olarak da söylenmektedir. “Magan” geminin şasesi anlamına gelmektedir. Umman, okyanus denizciliğinde gemilerinin gücü ile ve bakır, doğal taş ve Mezopotamya şehirlerine kereste ticareti ile önem kazanmıştır. Dünyanın önemli ticaret yolları üzerindeki stratejik konumundan dolayı da, tarih boyunca Sohar Limanı ile Muttrah Limanı baharat ticareti, yenilebilir yağlar ve tekstil ürünleri ticaretinde kullanılmıştır. Frankincense adı verilen ve altından daha değerli olan bir aromatik reçinenin bu topraklarda yetişmesi de MS 300 yıllarında Umman’ı dünyanın en zengin ülkelerinden biri haline getirmiştir.Muskat'taki Al-Qurum bölgesinin, Arap Yarımadası’ndaki en eski yerleşim yerlerinden biri olduğu düşünülmektedir. Arkeolojik kazılar sırasında MÖ 6000'lere kadar uzanan bir zaman diliminde kurulan köylere ve taş devrinde yaşayan toplulukların izine rastlanmıştır.1970 yılı öncesinde 18. yüzyıldan itibaren Al Bu Said kabilesi tarafından yönetilen, 1850’li yıllara kadar da günümüzde Tanzanya’ya bağlı olan Zanzibar Adası’nı da topraklarında barındıran Umman devleti daha sonra bölünmüş ve farklı Bu Said yöneticileri Muskat ve Zanzibar’a yerleşmiştir. 1964 yılında ise Zanzibar hanedanlığı kanlı bir darbe ile yok edilmiş ve pek çok Ummanlı ülkeyi terk etmiştir.

19. yüzyılın sonlarında Umman hükümeti artan borçlar nedeniyle İngilizler’den aldığı finansal yardımlar neticesinde İngiliz etkisi altında kalmıştır. 1932 yılında Said bin Taimur (şimdiki sultanın babası) yönetimi devralmış, dikkatli bir yönetim ile ülkenin borçlarını kapatarak İngiliz etkisinden ülkeyi kurtarmayı amaçlamıştır. 1950’li yıllarda çıkan bir iç ayaklanma ve 1960’larda güneydeki Dhofar bölgesinde ortaya çıkan bir direniş sonucunda ise Sultan Said bin Taimur İngilizler’e başvurmak zorunda kalmıştır. 1970’lerde devam etmekte olan Dhofari Ayaklanması, Sultan Said egemenliğinin oğlu Qaboos bin Said al-Said tarafından devrilmesi ile sona ermiştir.

Sultan Qaboos yönetime geçtiğinde yoksulluk içinde ve diğer ülkelerden izole biçimde yaşayan Umman için 1967 yılında başlayan petrol ihracatı, kalkınma yatırımlarına büyük bir kaynak oluşturmuştur. Bu yatırımlar, güneydeki isyanların bastırılmasında da etkili olmuş, ülke içinde bütünlük yeniden sağlanmış, ekonomik altyapının kurulmasında ve gerekli hizmetlerin sağlanmasında beş yıllık kalkınma planlarının büyük etkisi olmuştur. Demokratikleşme hareketleri de bu dönemde başlamıştır.

Monarşi ile yönetilen Umman Sultanlığı’nda Devlet Başkanlığı görevini Sultan Qaboos bin Said al-Said yürütmektedir. 1970 yılında kansız bir darbe ile iktidara geçen Sultan Qaboos bin Said, öncelikle iç güvenliği sağlamış ve zaman içinde güttüğü akılcı ve barışcı politikalarla Umman’ı hem Arap Devletleri Ligi’nin hem de uluslararası toplumun saygın bir üyesi yapmıştır.Sultan Qaboos, başta İçişleri, Maliye, Savunma ve Petrol Bakanlıklarını kurarak devlet yapısını büyütme ve daha etkin hale getirme yoluna gitmiştir. Halen, Başbakanlık, Savunma, Maliye, İçişleri ve Dışişleri Bakanlıkları Sultan Qaboos bin Said uhdesindedir. Ancak, günlük politika ve işlerin yürütülmesini sorumlu Bakanlar sağlamaktadır. Yasamadan çok danışma niteliğine sahip Umman Konseyi, Şura Meclisi ve Devlet Meclisi adıyla anılan iki ayrı kanattan oluşmaktadır. Son seçimler, 2011 Ekim'de gerçekleştirilmiştir. 21 yaşın üzerindeki herkes oy kullanabilmektedir. Yargı organı Yüksek Mahkeme olan ülkede, haksızlığa uğrayan vatandaşların sultana bizzat temyize gitme hakkı bulunmaktadır. Temel olarak Britanya Medeni Hukuku ve İslam Hukuku’nu temel alan Umman, Uluslararası Adalet Divanı’nın zorunlu yargı yetkisini kabul etmemektedir.[3]

Sultanlık, idari açıdan Muskat, Dhofar ve Musandam olarak adlandırılan üç ana eyalet ile Al Batinah, Adh Dhahirah, Ad Dakhliyah, Ash Sharqiyah ve Al Wusta olarak adlandırılan beş bölgeden oluşmaktadır. Bu eyalet ve bölgeler, toplam 59 adet vilayetten oluşmaktadır.


Nüfus Yapısı ve İşgücü

Umman nüfusunun yaklaşık % 44’ünü yabancılar oluşturmaktadır. Yabancılar içinde Hintliler ağırlıkta olup ucuz işgücü olarak ülkede bulundurulan diğer ülke vatandaşlarını ise Pakistanlılar, Bangladeşliler, Filipinliler olarak sıralamak mümkündür. Yabancı işçilerin çokluğu, devam eden projeler ve ekonominin genel gidişatına bağlı olarak ülke nüfusu yıllar içinde farklılık göstermektedir. Kamu sektöründe çalışanların % 85,6’sını Ummanlılar oluşturmaktadır. Uygulanan Omanizasyon politikaları ile özel sektörde çalışan Ummanlı sayısı artırılmaya çalışılmaktadır. Umman vatandaşlarının önemli bir bölümü kamu kurumlarında çalışmak istemekte, özel sektör ise daha ucuz olan yabancı işgücüne yönelmektedir. Bu durumun özel sektör için hedeflenen Omanizasyon rakamlarına ulaşılmasında olumsuz etkisi olabileceği değerlendirilmektedir.

Umman oldukça genç bir nüfusa sahiptir. Nüfusunun % 30’unu 14 yaş altı oluşturmaktadır. Nisan 2014 itibariyle Umman nüfusu 4,000,345 rakamına ulaşmıştır. Bu rakamın % 55.8’ini oluşturan olan 2,232,949 kişi Umman vatandaşlarıdır. Geri kalan % 44.2’lik oranı teşkil eden 1,767,396 kişi yabancılardan oluşmaktadır.2016 verilerine göre ise nüfüs Nüfus 4.550.358 olarak belirlenmiştir.

Ummanlı nüfusun tamamı Müslüman olan Umman’da başlıca mezhep İbadilik olup, daha sonra Sünnilik ve Şiilik gelmektedir.

Umman vatandaşları için devlet okullarında eğitim ücretsizdir. Bununla birlikte, ülkede çok sayıda İngilizce ve karma eğitim yapan üniversite öncesi okul mevcuttur.Ülkede 15 yaş üzerinde okuma yazma bilenler yüzde 81'lik bir yüzdeye sahiptir. Bu oran erkeklerde yaklaşık yüzde 87'ye yükselirken, kadınlarda ise yüzde 74'e düşmektedir. Standart sağlık hizmetlerinin genel olarak iyi olduğu ülkede 2011 yılı ortalama insan ömrünün 72,3 yıl olduğu belirtilmiştir.


Doğal Kaynaklar ve Çevre


Umman'ın gelirinin önemli bölümünü petrol ve gaz rezervleri oluşturmaktadır. Ortadoğunun orta gelirli ülkesi olan ülke, 2000 yılında Dünya Ticaret Örgütü’ne katıldı. Eylül 2006'ya gelindiğinde ise ABD'yle serbest ticaret anlaşması imzaladı.[4]

Umman toprakları; Hürmüz Boğazı’ndaki Musandum Yarımadası, BAE toprakları içindeki Madha kasabası ve Umman Denizi’ne açılan ana alan olmak üzere üç ayrı bölgeden oluşmaktadır. Bu bölgelerin iklimi ve coğrafi yapısı, mesafenin yakınlığına rağmen farklılık göstermektedir. Tarım alanı olarak da kullanılan kuzeydeki Batinah kıyısı düzlüklerinde sıcak ve nemli bir hava görülürken; iç bölgelerde dağlık araziler, platolar ve çöllere rastlanmaktadır. Dhofar kıyıları, Mayıs-Eylül ayları arasında görülen muson yağmurlarının etkisiyle ekilebilir alanlardır. Ülke genelinde yaşanan su sıkıntısı nedeniyle içilebilir su kaynakları deniz suyunun arıtılması ile sağlanmakta; bu su ise tarım arazilerine olumsuz etki yapmaktadır.

Kaynakça