Lobicilik (Lobbying)

TUİÇ Sözlük sitesinden
Ersin Kopuz (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 17.05, 15 Aralık 2021 tarihli sürüm
(fark) ← Önceki hâli | Güncel sürüm (fark) | Sonraki hâli → (fark)
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Günümüzde en yaygın yönetim biçimi olan demokrasi, kabaca, halkın seçimler aracılığıyla yönetime dahil olması olarak tanımlanır. Fakat gerek çeşitli ülkelerdeki anayasal farklılıklar gerekse de seçimler arasındaki süreler halkın yönetime katılım imkanını kısıtlamıştır. Bunun üzerine politika sahnesinin başat aktörü olan siyasi partilerin yanı sıra, siyasal kararlar alınması sürecinde rol oynayan baskı grupları ortaya çıkmıştır.

Baskı Grupları

Baskı grupları, belirli ortak çıkarlar etrafında bir araya gelen örgütlenmiş yapılar olarak tanımlanan çıkar gruplarının, kendi amaç ve çıkarları doğrultusunda yasa koyucuyu, siyasal iktidarı ve bürokrasiyi etkileme ya da baskı kurma amacı güderek bir araya gelmeleri üzerine ortaya çıkar.[1] Buna göre, bir grubun baskı grubu olarak nitelendirilebilmesi için iki şartı yerine getirmesi gereklidir. Bunlardan birincisi, grup üyelerinin ortak çıkarları olan bir topluluk oluşturmaları gerekliliğidir. Diğeri ise, grubun siyasal sisteme yönelik isteklerinin var olması şartıdır.[2]

Şu belirtilmelidir ki baskı gruplarının, siyasi partiler aksine, iktidarı doğrudan ele geçirmek gibi bir çabaları yoktur. Siyasal iktidarın, kendi çıkarları ya da görüşleri doğrultusunda karar almasını ve uygulamalar yapmasını sağlamaya çalışırlar.[3] Ayrıca, demokrasi ve demokratikleşme sürecine önemli katkılar sağlayarak demokrasi sürecinin devamı için anahtar rol oynamaktadır. Özellikle, toplumun istek ve ihtiyaçlarının belirlenmesi sürecinde, siyasi karar alma mekanizması ile toplumun ihtiyaçları arasında bir köprü işlevi görmektedir.

Lobbycilik.png

Baskı grupları, bazı zamanlarda doğrudan doğruya, siyasal kararların kendi istek ve amaçları yönünde alınmasını sağlamak için siyasal karar merkezleri olan parlamento ve hükümet üzerinde etki oluşturmaya çalışırlar. Bu yönde faaliyet gösteren baskı grubu türüne lobicilik (lobbying) denir. Buna göre lobiler, baskı gruplarının siyasal yapıyı etkilemek için oluşturdukları özel gruplardır.[4] Lobiciliğin en kapsamlı tanımlarından biri Muzi Falconi tarafından yapılmıştır. Falconi, lobiciliği, uzun vadede, şirketler, birlikler veya örgütler tarafından bilinçli ve koordineli bir şekilde mevcut yasalar çerçevesinde uluslararası, ulusal veya yerel düzeyde doğrudan ilişkiler geliştirerek ve çeşitli araçları ve bilgiyi kullanarak karar alma mekanizmasında etkili olan kişiler, gruplar veya topluluklarla diyalog kurup karar alma sürecini etkileme faaliyeti olarak tanımlamaktadır.[5] Lobicilik, bazı akademisyenler tarafından baskı grupları ile aynı anlamda kullanılsa da bu doğru değildir. Çünkü, baskı grupları, lobiciliği de içine alan bir kavramdır. Lobiler sadece yasama organı üzerinde etkinlik sağlayarak karar alma mekanizmasını etkilemek amacıyla faaliyet gösterirken, baskı grupları sadece yasama organını değil tüm siyasal iktidarı etkilemeye çalışırlar.[6]

Lobicilik Türleri

Lobicilik faaliyetleri, kullanılan tekniklere göre doğrudan, dolaylı ve kolektif lobicilik olarak üç gruba ayrılabilir. Doğrudan lobicilik, lobi faaliyetinde bulunan örgütün temsilcisinin, üyesinin veya bu amaçla kurulmuş lobi şirketinin bir görevlisinin doğrudan doğruya karar alma sürecindeki yetkili kişi ile görüşmesi ve onu etkilemeye çalışmasıdır. Bu tür lobicilik, lobicilik uygulamaları arasında en etkili ve en hızlı sonuç veren teknik olarak nitelendirilir. Dolaylı lobicilik ise kamuoyunda imaj oluşturarak, kitleleri ve basını etkileyerek dolaylı yoldan sonuç almaya yönelik grass roots hareketinden ibarettir. Grass roots hareketi, halkın yerel düzeyde lobi faaliyetlerine katılması ve halkla ilişkiler kampanyaları aracılığıyla yürütülen faaliyetlerinin tümüdür. Son olarak, kanun yapıcılar ve karar vericiler üzerinde daha büyük bir etkiye sahip olmak isteyen veya kendi başına istediği sonuca ulaşamayacağını düşünen baskı grupları ve lobilerin aynı ya da benzer amaçları olan diğer baskı grupları ve lobilerle iş birliğine veya koalisyona gitmeleri kolektif lobicilik şeklinde adlandırılmaktadır.[7]

ABD'de Lobicilik

Ekran Alıntısı1.png

Lobicilik faaliyetlerinin en yoğun ve en gelişmiş hali ABD’de kendini gösterir. Bu durum bir rastlantı değil, aksine, ülkelerin sahip olduğu anayasal-kurumsal yapı, parti sistemi ve siyasal kültür gibi faktörlerin sonucudur. Siyasal iktidarın ağırlık noktası, lobilerin faaliyetlerini oraya yoğunlaştırmasına sebep olur. ABD’nin sahip olduğu federal sistem sonucu ortaya çıkan çok merkezli bir iktidar yapısı, lobilere, değişik alanlarda etki oluşturma imkanı tanır. Ayrıca, ABD’nin sahip olduğu gevşek yapılı parti sistemi, yasama meclisi üyelerine daha serbest bir davranış alanı yaratır. Bu yüzden milletvekilleri dış baskılara daha açık hale gelir. Son olarak ise, genellikle Amerikan siyasal kültürü lobi faaliyetlerine daha hoşgörüyle yaklaşır ve bunları olağan karşılar.[8] Avrupa ülkelerin aksine, lobiler ABD’de faaliyetlerini yasalar çerçevesinde ve meşru biçimde yürütmektedir. Bu faaliyetlerin düzenlendiği yasalardan birisi Yabancı Temsilciler Yasası, diğeri ise Federal Lobi Yasası'dır.

Türkiye'de Lobicilik

Türkiye’nin lobicilik tarihi incelendiğinde, bazı akademisyenlerce bu faaliyetlerin Osmanlı İmparatorluğu döneminde başladığını belirtilir. Buna göre, II. Abdülhamit’in Avrupa kamuoyunu Osmanlı lehine döndürmek gerçekleştirdiği çalışmalar, lobicilik faaliyetlerine örnek verilir. Fakat bazı akademisyenlere göre ise, Türkiye’nin lobicilik geçmişi Orhun Yazıtları’na kadar götürülebilmektedir. Bunun yanında, Türkiye’nin ilk modern lobicilik çalışmalarının 1924 yılında, New York’taki Türk Teavün Cemiyeti (Turkish Welfare Association) ile başladığını söyleyebiliriz. Bu cemiyet 6 Ağustos 1923’te, Amerika ve Türkiye arasında imzalanan ‘Dostluk ve Barış Antlaşması’nın iptal edilmesi için Rum ve Ermeni lobilerince düzenlenen kampanyaya karşı tepki göstererek Türkiye’nin bu alandaki ilk modern faaliyetleri başlatmıştır. Bu cemiyetin kapatılmasının ardından irili ufaklı gruplarca ABD'de lobi çalışmalarına devam edilmiştir. Fakat bu faaliyetler, ABD'de en etkili lobilerden olan Ermeni ve Yahudi lobileriyle kıyaslandığında, çok etkisiz kalmaktadır. Öyle ki, 2009-2017 yıllarında görevde olan ABD'nin 44. başkanı Barack Obama'nın seçim vaatlerinden biri Ermeni Soykırımı'nı tanımaktı.


Hazırlayan: Gaye SOLMAZ


  1. Ahmet Taner Kışlalı, Siyaset Bilimi, (Kırmızı Kedi Yayınları, İstanbul, 2.Basım, 2018).
  2. İlter Turan, Siyasal Sistem ve Siyasal Davranış, (İstanbul Üniversitesi Yayınları, İstanbul, 1977), 131-132.
  3. Ahmet Taner Kışlalı, Siyaset Bilimi, (Kırmızı Kedi Yayınları, İstanbul, 2.Basım, 2018), 313.
  4. Müjde Ker Dinçer, Lobicilik, (Alfa Yayınları, İzmir, 1. Baskı, 1999).
  5. Seyfettin Aslan, Siyasal İktidarı Etkileme Yöntemlerinden Biri Olarak Lobicilik, (Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 23, 2009), 1.
  6. Vuslat Çerçi, Avrupa Birliği'nde Lobicilik, (Ankara Üniversitesi Uluslararası İlişkileri ABD, Ankara, 2006), 4.
  7. Tayyar Arı, Amerika’da Siyasal Yapı Lobiler ve Dış Politika, (Alfa Yayınları, 2. Basım, İstanbul, 1997).
  8. Münci Kapani, Politika Bilimine Giriş, (Serbest Akademi, İstanbul, 58. Baskı, 2019), 220-222.