Kontrol Edilen Yabancı Kurum Kazancı

TUİÇ Sözlük sitesinden
İrem.damla (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 19.56, 12 Kasım 2021 tarihli sürüm ("KONTROL EDİLEN YABANCI KURUM KAZANCI Ülkeler yatırımları kendi ülkelerine çekmek için çok düşük veya sembolik vergi oranları uygulamak ve çok..." içeriğiyle yeni sayfa oluşturdu)
(fark) ← Önceki hâli | Güncel sürüm (fark) | Sonraki hâli → (fark)
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

KONTROL EDİLEN YABANCI KURUM KAZANCI

Ülkeler yatırımları kendi ülkelerine çekmek için çok düşük veya sembolik vergi oranları uygulamak ve çok özel vergi avantajları sağlamaktadırlar. Vergi rekabeti olarak adlandırılan bu durum yurt dışındaki düşük vergi oranlı ülkelere yönelen kurumlar ile Türkiye’de yatırım yapan kurumlar arasında ciddi bir vergi eşitsizliğine yol açmaktadır.


Maliye Bakanlığı bu tür vergi rekabeti yaratan ülkelere kaçışı engellemek ,vergi sistemimizde vergi kayıp ve kaçağına yol açan ve vergiden kaçınmada kullanılabilen bu yerlerdeki iştiraklere ilişkin işlemlerin düzenlenmesi amacıyla kontrol edilen yabancı kurum uygulamasını vergi mevzuatımız kapsamına almıştır(Doğrusöz,2018).[1] “Kontrol Edilen Yabancı Kurum Kazancı” başlığı altında Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 7. maddesinde tam mükellef kurumların yurt dışında sahip oldukları iştiraklerinden elde ettikleri kazançları belirli koşullar altında Türkiye’de vergilendirmek istemiştir.(Akıncı,2007). [2]

KVK’nun “Kontrol Edilen Yabancı Kurum Kazancı” başlıklı, 7.maddesine göre;”Tam mükellef gerçek kişi ve kurumların doğrudan veya dolaylı olarak ayrı ayrı ya da birlikte sermayesinin, kâr payının veya oy kullanma hakkının en az % 50’sine sahip olmak suretiyle kontrol ettikleri yurt dışı iştiraklerinin kurum kazançları, dağıtılsın veya dağıtılmasın aşağıdaki şartların birlikte gerçekleşmesi halinde, Türkiye’de kurumlar vergisine tâbidir.(5520 KVK,md.7) [3] Yani söz konusu madde hükmünü incelediğimizde, yurtdışında bulunan bir kurumun, “kontrol edilen yabancı kurum” olarak nitelendirilmesi için, hem sözkonusu “yurtdışı iştirakin ortakları açısından” hem de “yurtdışı iştirakin kazançları” açısından bu şartları taşıması gerekir(Gedik,2011:87).[4] Bu madde ile, uluslararası vergi uygulamalarındaki gelişmelere paralel olarak, ticari ve sınai mahiyette olmayan yatırımlarını yurt dışında düşük vergi oranlı ülkelere yönlendiren mükellefler ile Türkiye’de yatırım yapan mükellefler arasındaki vergi eşitsizliğinin giderilmesi amaçlanmaktadır.


Kontrol edilen yabancı kurum (KEYK) düzenlemelerine, çoğunlukla düşük vergili ülkelerde kurulan şirketlerin, asıl olarak vergiden kaçınma amacıyla dağıtılmayan karlarının vergilendirilmesine yönelik olarak ihtiyaç duyulmakta ve Birleşmiş Milletler ve OECD gibi uluslararası kurumların da önerileri ile birçok ülke tarafından benimsenmektedir. Bu açıdan, KEYK mevzuatı, düşük vergili veya vergisiz ülkelerin yetkilerini kötüye kullanarak ihdas ettikleri vergi rejimlerinin haksız ve zararlı etkilerini bertaraf etmeye çalışan bir müessesedir (Sağlam,2010).