"Türk-Yunan Mübadelesi" sayfasının sürümleri arasındaki fark

TUİÇ Sözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
("Türk-Yunan ‘nüfus mübadelesi’, Lozan Konferansı’nda Türkiye ve Yunanistan arasındaki öncelikli sorunlardan birisi olmuş ve “Yunan ve Türk Nü..." içeriğiyle yeni sayfa oluşturdu)
 
16. satır: 16. satır:
 
Mübadele ile birlikte, Türkiye'nin sosyal ve ekonomik yapısında yoğun bir değişim başlamıştı. Yoğun göç yaşanan bölgeler olarak Ege, Marmara ve Karadeniz'de üretim, ticaret ve hizmet sektörlerinde yeniden yapılanma yaşanmaya başladı. Bunun nedeni yoğun nüfus hareketleri ve değişimdi. Bu değişimi sadece siyasi yönüyle değil nitelik açısından da değerlendirmek gerekir. Tarım sektörü ve küçük sanayi hakkında Türkiye'deki önemli bilgi ve becerileri Yunanistan'dan gelen göçmenler aktarmıştır. Özellikle İzmir ve Samsun çevresine yerleşen tütüncü mübadiller kısa sürede tütün üretiminde üretici haline gelmiş ve bölge ve ülke ekonomisine çok önemli katkılar sağlamaya başlamıştır.  
 
Mübadele ile birlikte, Türkiye'nin sosyal ve ekonomik yapısında yoğun bir değişim başlamıştı. Yoğun göç yaşanan bölgeler olarak Ege, Marmara ve Karadeniz'de üretim, ticaret ve hizmet sektörlerinde yeniden yapılanma yaşanmaya başladı. Bunun nedeni yoğun nüfus hareketleri ve değişimdi. Bu değişimi sadece siyasi yönüyle değil nitelik açısından da değerlendirmek gerekir. Tarım sektörü ve küçük sanayi hakkında Türkiye'deki önemli bilgi ve becerileri Yunanistan'dan gelen göçmenler aktarmıştır. Özellikle İzmir ve Samsun çevresine yerleşen tütüncü mübadiller kısa sürede tütün üretiminde üretici haline gelmiş ve bölge ve ülke ekonomisine çok önemli katkılar sağlamaya başlamıştır.  
  
Daha çok Rumların elinde olan Anadolu'da zeytin, üzüm ve tütün gibi değerli tarım ürünlerinin üretimi büyük ölçüde durmuştur. Kuyumculuk ve marangozluk gibi zanaat alanlarında büyük boşluklar oluştu. Rumlar, Yunanistan'ın üzüm ve incir üretimini 1920'de %56'dan 1929'da %71'e çıkardı. Yunanistan'da tütün verimi, Rumların gelişiyle %40'tan %50'ye çıktı. Yaklaşık 11.000 Rum göçmen, Yunanistan’da halıcılığa başlamış ve Türkiye ile dış pazarlarda güçlü bir rekabete girmiştir. Türk ipek endüstrisi, Rum atölyelerinin ve işçilerinin ayrılmasıyla eski haline gelemedi ve Yunanistan'da ipek ve ipek kumaş üretimi üç kat arttı. <ref> Kemal Arı, "Büyük Mübadele - Türkiye’ye Zorunlu Göç(1923-1925)", (Tarih Vakfı
+
Daha çok Rumların elinde olan Anadolu'da zeytin, üzüm ve tütün gibi değerli tarım ürünlerinin üretimi büyük ölçüde durmuştur. Kuyumculuk ve marangozluk gibi zanaat alanlarında büyük boşluklar oluştu. Rumlar, Yunanistan'ın üzüm ve incir üretimini 1920'de %56'dan 1929'da %71'e çıkardı. Yunanistan'da tütün verimi, Rumların gelişiyle %40'tan %50'ye çıktı. Yaklaşık 11.000 Rum göçmen, Yunanistan’da halıcılığa başlamış ve Türkiye ile dış pazarlarda güçlü bir rekabete girmiştir. Türk ipek endüstrisi, Rum atölyelerinin ve işçilerinin ayrılmasıyla eski haline gelemedi ve Yunanistan'da ipek ve ipek kumaş üretimi üç kat arttı. <ref> Kemal Arı, "Büyük Mübadele - Türkiye’ye Zorunlu Göç(1923-1925)", (Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 2014) </ref>  
Yurt Yayınları, 2014) </ref>  
 
  
 
Mübadiller açısından pek çok insan memleketini terk edip yeni bir ülkeye taşınmak psikolojik travmaya neden oldu. Uyum sorunu Yunanistan'a göç eden Yunanlılar arasında daha ağırdı ve bu göçmenlerin çoğu Avrupa ve Amerika'ya göç etmek zorunda kaldı. Ayrıca Anadolu'dan göç eden Rumlar, Yunan hükümetinin beklentilerinin aksine barınma sorunları ile karşı karşıya kalmıştır. Yunanistan'ı terk eden Müslümanların bıraktığı yerlere Rumların ancak yüzde kırkı yerleşebildi ve bu durum göçmenlerin yaşam koşullarının kötüleşmesine neden oldu. <ref> Raoul Blanchard, “The Exchange of Populations between Greece and Turkey”, (Geographical Review, 1925) </ref>
 
Mübadiller açısından pek çok insan memleketini terk edip yeni bir ülkeye taşınmak psikolojik travmaya neden oldu. Uyum sorunu Yunanistan'a göç eden Yunanlılar arasında daha ağırdı ve bu göçmenlerin çoğu Avrupa ve Amerika'ya göç etmek zorunda kaldı. Ayrıca Anadolu'dan göç eden Rumlar, Yunan hükümetinin beklentilerinin aksine barınma sorunları ile karşı karşıya kalmıştır. Yunanistan'ı terk eden Müslümanların bıraktığı yerlere Rumların ancak yüzde kırkı yerleşebildi ve bu durum göçmenlerin yaşam koşullarının kötüleşmesine neden oldu. <ref> Raoul Blanchard, “The Exchange of Populations between Greece and Turkey”, (Geographical Review, 1925) </ref>
  
 
{{Kaynakça}}
 
{{Kaynakça}}

22.21, 20 Aralık 2020 tarihindeki hâli

Türk-Yunan ‘nüfus mübadelesi’, Lozan Konferansı’nda Türkiye ve Yunanistan arasındaki öncelikli sorunlardan birisi olmuş ve “Yunan ve Türk Nüfus Mübadelesine İlişkin Sözleşme”, 30 Ocak 1923'te imzalandı. Sözleşmenin 1. Maddesi’ne göre, 1 Mayıs 1923 tarihinden itibaren Türkiye'deki Ortodoks Rumlar ile Yunanistan'da bulunan Müslüman Yunan uyruklular, zorunlu göçe tabi olacak ve göçmenler, Türk ve Yunan makamlarının izni olmadan geldikleri ülkelere yerleşmek amacıyla geri dönemeyeceklerdi. [1] Dil veya etnik kökene değil, dini kimliğe dayanan nüfus mübadelesi, ana dili Türkçe olan Ortodoks vatandaşları da dahil olmak üzere Türkiye'nin neredeyse tüm Ortodoks Hristiyan vatandaşlarını ve Yunanistan’daki Müslüman vatandaşların çoğunu içeriyordu. Yapılan anlaşmaya göre İstanbul ve Batı Trakya hariç olmak kaydıyla Türk topraklarında yerleşmiş Ortodoks dinine mensup Rumlar ile Yunan topraklarına yerleşmiş Türkler 1 Mayıs 1923 tarihinden itibaren zorunlu mübadeleye tabi tutulacaktı. Mübadele ile 1.200.000 Ortodoks Hristiyan Rum Anadolu'dan Yunanistan'a, 500.000 Müslüman Türk de Yunanistan'dan Türkiye'ye göç etmek zorunda kalmıştır. Mübadele dışında İstanbul'un yanı sıra Trakya'da Müslüman ve Rum Ortodoks, Gökçeada ve Bozcaada'da 200.000 civarında insan vardı. Mübadelenin en çarpıcı özelliği, göçün zorunlu olmasıydı. Tarihte ilk kez zorunlu göç Uluslararası Hukuk tarafından meşrulaştırıldı. [2]

Mübadele fikri Balkan Savaşlarından sonra ciddi bir şekilde ortaya çıktı. İki Balkan savaşından sonra, Osmanlı İmparatorluğu, Avrupa'daki topraklarının neredeyse %80'ini ve toplam nüfusun yaklaşık %16'sını (4,2 milyon) kaybetti. Savaşlar sonucunda yaklaşık 800.000 kişi yaşadığı yerden göç etmek zorunda kaldı. Bu toplam sayı içindeki Müslüman nüfus 400.000 civarındadır ve Yunan, Sırp ve Bulgar katliamından kaçmak için göç etmişlerdir.

Nüfus mübadelesi için ilk talep Yunanistan Başbakanı Eleftherios Venizelos'tan geldi, çünkü Birinci Dünya Savaşı'ndan önce ortaya koyduğu bir plandı. Lozan görüşmeleri sırasında, Türkiye heyeti başkanı İsmet Paşa ve Yunan delegasyonu başkanı Venezilos'un önerisiyle bir bağımsız, bir Türk ve bir Yunanlı delegenin yer aldığı, Doktor Nansen'in danışmanlığını içerecek bir komisyon oluşturuldu. İtalyan delegesi Montagna'nın başkanlık ettiği komisyon 2 Aralık 1922'de toplandı. Bu toplantıda İsmet Paşa ve Türk heyeti, Batı Trakyalı Müslümanların değişimden ayrı tutulması, İstanbul'daki Rumların da değişime dahil edilmesini ve Rum Patrikhanesi'nin de kaldırılmasını istedi. Kaynak hatası: <ref> etiketi için </ref> kapanışı eksik

Mübadiller açısından pek çok insan memleketini terk edip yeni bir ülkeye taşınmak psikolojik travmaya neden oldu. Uyum sorunu Yunanistan'a göç eden Yunanlılar arasında daha ağırdı ve bu göçmenlerin çoğu Avrupa ve Amerika'ya göç etmek zorunda kaldı. Ayrıca Anadolu'dan göç eden Rumlar, Yunan hükümetinin beklentilerinin aksine barınma sorunları ile karşı karşıya kalmıştır. Yunanistan'ı terk eden Müslümanların bıraktığı yerlere Rumların ancak yüzde kırkı yerleşebildi ve bu durum göçmenlerin yaşam koşullarının kötüleşmesine neden oldu. [3]


  1. Baskın Oran, "Türk Dış Politikası: Kurtuluş Savaşından Bugüne Olgular, Belgeler, Yorumlar", (İletişim Yayınları: İstanbul, 2002)
  2. Erik Jan Zürcher, “Greek and Turkish Refugees and Deportees, 1919-1924”, (2003)
  3. Raoul Blanchard, “The Exchange of Populations between Greece and Turkey”, (Geographical Review, 1925)