Machiavelli ve Devlet Egemenliği

TUİÇ Sözlük sitesinden
Begumher (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 04.02, 6 Ekim 2020 tarihli sürüm
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

1469-1527 yılları arasında Rönesans İtalya’sında yaşayan Machiavelli klasik realist kuramın öncülerinden sayılmaktadır. Makyavelizm, pejoratif anlamlarla dolu kullanımlarla anılmış, çoğunlukla amaca ulaşmak için her türlü aracın mübah olduğunu, ahlaki normların çıkarlar karşısında geri çekilişini ifade etmek için kullanılmıştır. Machiavelli’nin yaşadığı dönemi düşündüğümüzde, İtalya’nın birlikten çok uzakta konumlanmış, parçalıklı yapısının sık sık savaşlara ve politik buhranlara yol açtığını gözlemleyebiliriz. Machiavelli’nin radikal ve sert görüşleri bu parçalanmışlığı güçlü bir “prens”in yönetimi altında birleştirerek buhran dolu yıllara bir son vermeyi hedefler. Hegel’in de işaret ettiği gibi; “çürümeye yakın haldeki hayat ancak ve sadece şiddet ve zora dayalı yöntemlerle yeniden organize edilebilir”, dolayısıyla şiddete ve katılığa başvurmak Machiavelli’nin yaşadığı dönemde düzeni sağlamanın yegane yolu olarak görülür. [1] Klasik bir realist olarak Machiavelli’nin dört temel değeri bulunmaktadır: [2] •Politik kıvraklık •Fırsatlar ve güvenlik •Beka •Yurttaşlık erdemi

Machiavelli’ye göre en yüce politik değerler ulusal özgürlük ve bağımsızlıktır. Klasik Hristiyanlık etiğinin barışçıllık, savaştan kaçınma, elindekini paylaşma, komşunu sevme gibi öğretileri Machiavelli’nin düşüncesinde yurttaşların özgürlüğü ve hayatı da dahil hükümdarın her şeyini kaybetmesine neden olabilir. Bu yüzden özellikle dış politikada güvenliği önceleyen, sert bir yaklaşımla devletin varlığını güvence altına almak gerekir. Şehir devletleri şeklinde örgütlenmiş parçalı İtalyan devletlerini bir araya toplayıp bağımsız, güçlü ve birleşik bir devlet kurmak Machiavelli’nin odaklandığı temel konudur. Ulusal birlik sağlandıktan ve bağımsız ve güçlü bir temel atıldıktan sonra Machiavelli hukukun koruyuculuğundaki bir Cumhuriyeti ideal yönetim biçimi olarak görmektedir. [3]

Yöneticilerin temel sorumluluğu her zaman kendi devletlerinin çıkarları doğrultusunda hareket etmektir. Devletin bekasını sağlamak için yöneticinin yapması gereken hem bir aslan gibi güçlü hem de bir tilki gibi kıvrak zekalı olmaktır. Devletin hayatta kalmasının temel yolu budur. Hükümdarın doğası da iktidarı elde edebilmek ve daha önemlisi elinde tutabilmek için güçlü olmayı, acımasız olmayı ve sahtekar olmayı öncelemek zorundadır. Yurttaşların hükümdarı sevmesinden ziyade ondan korkması gerekmektedir. Machiavelli’nin insan doğasına yönelik karamsar tutumu onu ancak acımasız, kurnaz ve güçlü bir hükümdarın yönetiminde dizginlenen bir devlet profili çizmeye itmektedir. Mehmet Ali Ağaoğulları, Levent Köker, Tanrı Devletinden Kral-Devlete, 6. bs, (İstanbul: İmge Kitabevi, 2013) </ref> Devlet egemenliğinin üstünlüğü Machiavelli'yi devletin hangi biçimde yönetildiğinden çok devletin bütünleşikliği ve devamlılığı sorunu üzerinde düşünmeye itmiştir.


  1. Frederick Hegel, Tarih Felsefesi, çev: Aziz Yardımlı, (İstanbul: İdea Yayınevi, 2016)
  2. Robert Jackson, Georg Sorensen, Introduction to International Relations, 4. bs, (New York, Oxford Press, 2010)
  3. https://acikders.tuba.gov.tr