"Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO)" sayfasının sürümleri arasındaki fark

TUİÇ Sözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
1. satır: 1. satır:
'''4 Nisan 1949''''da Washington'da '''ABD, Kanada, Portekiz, Norveç, Danimarka, İzlanda, (İsveç ve Finlandiya hariç üç Nordic ülkesi ) Belçika, Hollanda, Lüksemburg,(Benelux ülkeleri) İngiltere, Fransa ve İtalya''' arasında imzalanan anlaşmayala kurulan '''NATO''' (North Atlantic Treaty Organization ) veya Fransızca ismi ile '''OTAN'''(Organisation du Traité de l'Atlantique Nord) coğrafi açıdan bölgesel, fonksiyonel açıdansa bir askeri savunma örgütüdür.Soğuk Savaş döneminde olası bir Sovyet tehtidine karşı kurulan örgüt, üyelerin topraklarını ve güvenliğini ortak bir savunma refleksiyle önlemeyi amaçlamaktaydı.İlk başta Londra'da bulunan örgütün merkezi daha sonra Paris'e, Fransa'nın askeri kanadından ayrılmasından sonra (1966) ise Brüksel'e taşınmıştır.1952’de Türkiye ve Yunanistan, 1955’de Almanya ve 1982’de İspanya İttifaka üye olmuşlardır. <ref> Arı,Tayyar (2011). Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika, MKM Yayıncılık,Bursa. </ref>
+
İkinci Dünya Savaşı sonrası giderek keskinleşen ABD ve SSCB arasındaki kutuplaşma; 1947 [[Truman Doktrini]] ve 1948 [[Marshall Planı]] ile zirve noktasına ulaşmıştır. Soğuk Savaş’ın zirve noktasını yaşadığı bu noktada 1948’de gerçekleşen Prag darbesi, Batı cephesinde yankısını 17 Mart 1948’de Belçika, Fransa, Lüksemburg, Hollanda ve İngiltere arasında imzalanan Brüksel Antlaşması ile bulmuştur. Bu antlaşma, tarafların ortak bir savunma sistemi kurmasını ve sosyoekonomik ilişkilerin güçlendirilmesini amaçlamıştır. Bu antlaşma; taraflardan birinin Avrupa’da bir silahlı saldırıya uğraması durumunda, diğer tarafların tüm olanaklarıyla saldırıya uğrayan tarafa yardım edeceğini taahhüt etmiştir. Bu antlaşma çerçevesinde '''Batı Birliği Savunma Örgütü''' adında bir askeri örgüt kurulmuştur.<ref>Sander, Oral, (2019), ''Siyasi Tarih'', 28. Baskı, Ankara: İmge.,</ref> .  
4 Nisan 1949 tarihli Washington Antlaşması uyarınca '''NATO’nun asli görevi''', üye ülkelerin özgürlük ve güvenliklerini korumaktır. İttifak, demokrasi, bireysel özgürlük, hukukun üstünlüğü ve uyuşmazlıkların barışçı yollardan çözümü gibi Müttefiklerin ortak değerlerine sahip çıkarak, bu değerleri Avrupa-Atlantik bölgesinde yaymaya çalışmaktadır.Üyelerinin, ortak ilgi alanına giren güvenlik konularında bir arada istişarelerde bulundukları ve ortak hareket ettikleri bir transatlantik forum işlevi görmektedir. Bu niteliği itibariyle Kuzey Amerika ve Avrupa’nın güvenliğinin bölünmezliğini simgelemektedir.Kuzey Atlantik Antlaşmasının 5. Maddesi gereğince NATO, bir saldırı veya saldırı tehdidine karşı üyelerini savunmaya ve bu amaçla, bir üyesine yapılacak saldırının tüm üyelerine yapılmış varsayılacağı ilkesine dayanan bir örgüttür.Siyasi ve askeri alanlardaki günlük işbirliğiyle sergilenen dayanışma ve uyum, temel güvenlik sınamalarının üstesinden gelinmesinde hiçbir Müttefikin yalnız bırakılmayacağını garanti etmektedir.Ayrıca, üyelerinin savunma alanında egemen sorumluluklar üstlenme haklarına halel getirmeksizin, Müttefiklerin asli ulusal güvenlik hedeflerine kollektif çabalarla ulaşmalarına yardımcı olmaktadır. <ref> Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı.Uluslararası Kuruluşlar ve İlişkilerimiz. 28 Ocak 2018 tarihinde http://www.mfa.gov.tr/nato-tarihce.tr.mfa adresinden erişilmiştir. </ref>
 
Nato'nun en üst organı ''''Kuzey Atlantik Konseyi''''dir.Tüm üye devletler birer oyla temsil edilir ve kararlar oybirliği ile alınır. 1966'da Fransa'nın askeri kanattan çekilmesi ile Konsey'in yapısı yeniden düzenlenmiş ve askeri konular için ''''Savunma Planlama Komitesi'''' oluşturulmuştur.NATO genel sekreteri ittifakın en üst düzey sivil yetkilisidir.Aynı zamanda hem Konsey'e hem de Savunma Planlama Komitesi'ne başkanlık eder. <ref> Hasgüler, Mehmet ,Uludağ,Mehmet(2014). Devletlerarası ve Hükümetler Dışı Uluslararası Örgütler , Alfa Yayınları , İstanbul. </ref> Genel Sekreterliğe bağlı olarak çeşitli uzmanlık daireleri bulunmaktadır : 1) Siyasi İşler Dairesi, 2)Savunma Planlaması ve Politikası Dairesi,3) Savunma Desteği İşleri,4)Bilimsel İşler Dairesi,5)Altyappı,Lojistik ve Konsey Harekat Dairesi. NATO'nun en üst düzey askeri örgütü '''Askeri Komite''' Konsey'e ve Genel Sekreterliğe danışmanlık yapan bir kordinasyon merkezi işlevi görür.Üyelerin ordularının genelkurmay başkanlarından oluşur.İzlanda'nın ordusu olmadığı için genelkurmay başkanı ile değil bir temsilci ile katılır.Askeri Komite NATO kuvvetlerini belli bölgelere bağlı olarak koordine eder.Bu bölgeler '''Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanlığı''' ve '''ABD-Kanada Bölgesel Planlama Grubu''' 'ndan oluşmaktadır. NATO'nun sekreteryası Brüksel'de bulunmakla birlikte,orduların konuşlanmasına göre pek çok karargah merkezi bulunmaktadır.
 
  
NATO'nun kuruluşundan beri değişik savunma stratejileri benimsemiştir.ABD'nin nükleer silah tekelinin olduğu dönem,NATO'nun kuruluşundan kısa bir süre sonra Ağustos 1949'da SSCB'nin de atom bombası patlatması ile sona ermiştir.1950'lerde İngiltere ve Fransa'da nükleer güç olmuşlar, onları 1960'da Çin izlemiştir.İttifakın nükleer silah bakımından SSCB'ye üstün olduğu dönem '''topkeyün karşılık''' stratejisi benimsenmiştir. Bu dönemde konvansiyonel olarak karşı kamp birkaç kat üstün durumdaydı ve nükleer caydırıcılık temel araç olarak kullanılmıştı.Fakat 1957'de Rusların Sputnik uydusunu başarıyla fırlatmalarından sonra bu strateji değişmeye başladı. <ref>Turan,İlter(1971).NATO İttifakının Stratejik ve Siyasi Sorunları,İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Yayını.</ref> 1960'larda nükleer silah alanında SSCB'nin dengeyi sağlaması,hatta ABD'yi geçmesinin ardından bu stratejide değişiklik yapmak zorunluluğu doğmuştur.Zira bu şartlarda bir topyekün karşılık bir nevi intihar anlamına geliyordu. 1967 Aralık ayında '''Harmel Raporu''' Savunma Planlama Komitesi tarafından kabul olundu ve '''esnek karşılık''' stratejisi uygulamaya kondu. Buna göre NATO orduları Avrupa'da bir saldırı durumunda saldırının niteliğine göre bir tırmanma taktiği izleyerek , gerektiği taktirde taktik ve stratejik nükleer silahlara başvuracaklardı.Bunun için somut kriterler ve koşullar kasten sayılmamış ve karşı taraf kuşkuda bırakılarak caydırıcılık sağlanmak istenmiştir.
+
[[Dosya:1200px-Flag of NATO.svg.png|küçükresim|sağ|Kuzey Atlantik İşbirliği Örgütü (NATO) bayrağı]]
  
1989'da Berlin Duvarının yıkılmasıyla başlayan sürecin sonunda 1990'da Varşova Paktı kendini feshederken birleşen Almanya'nın NATO'nun bir üyesi haline gelmesi yeni bir süreci ortaya çıkarmıştır. NATO'nun kurulmasına neden olan koşulların ortadan kalkmasının teşkilatın varlık nedenini de ortadan kaldırdığı düşünceleri yayılmıştır. Gelişen olayların NATO'yu gereksiz kıldığı tartışılmaktaydı. Değişen tehditle ilgili olarak, Sovyet saldırısının oluşturacağı doğrudan bir tehdidin ortadan kalkmış olduğu kabul edilmekle beraber, SSCB'nin gelecekteki durumunun belirsizliğini koruduğuna ve bu devletin savunma harcamaları ve sahip olduğu nükleer ve konvensiyonel gücünü dikkate almanın zorluğuna işaret ederek , bu devletin muazzam stratejik kitle ve askeri yeteneklerin yalnızca diplomasi ve ekonomik ilişkilerle dengelenemeyeceği üzerinde durulmaktaydı.
+
ABD; 1823 [[Monroe Doktrini]] itibariyle yürüttüğü Avrupa’dan uzak dış politikasını Soğuk Savaş’ın getirdiği şartlar ile kenara bırakmaya başlamış, SSCB'ye karşı bir askeri ittifakın gerekliliği görülmüştür. Senatör Vanderbang, ABD Dışişleri Bakanlığına danışarak bir rapor hazırlamış ve ABD’nin ulusal güvenliğini tehdit edecek bir silahlı saldırı durumunda, temeli [[BM Antlaşması 51. Madde]]ye dayandırılan bireysel veya toplu meşru savunma hakkının kullanılması ve barışa katkıda bulunulması yönünde öneriler sunmuştur. Bu öneri 11 Haziran 1948 tarihinde kabul edilmiş; ABD’nin Avrupa’yı da kapsayacak şekilde bir savunma örgütünün içinde yer almasının önü açılmıştır. Yasanın meclisten geçişiyle, '''Brüksel Antlaşmasının tarafları ile ABD, Kanada, İtalya, Danimarka, Norveç, Portekiz ve İzlanda, Washington’da bir araya gelerek 4 Nisan 1949’da Kuzey Atlantik Antlaşmasını (North Atlantic Treaty) imzalamışlardır.''' NATO’nun kurucu antlaşması 24 Ağustos 1924’te yürürlüğe girmiş; 18 Şubat 1952’de Türkiye ve Yunanistan, 23 Ekim 1954’te Almanya Federal Cumhuriyeti ve İspanya’nın 30 Mayıs 1982’de yalnızca sivil kanada üye olmasıyla birlikte üye sayısı 16’ya yükselmiştir.<ref>Erhan, Çağrı, (2019), "NATO'nun Kuruluşu ve Genişlemesi", Baskın Oran (ed.), ''Türk Dış Politikası, Kurtuluş Savaşından Bugüne Olgular, Belgeler, Yorumlar'', cilt I, 23.Baskı, İstanbul: İletişim.</ref>
  
 +
Fransa Cumhurbaşkanı De Gaulle’nin “kendi savunmasını kendi yapabilme” yetkinliği fikri ve NATO’nun ABD’ye bağımlı ve ABD’nin Avrupalı ülkelere “hükmettiği” bir askeri örgüt olduğunu düşünmesi nedeniyle 1 Temmuz 1966’da Fransa NATO’nun askeri kanadından çekilme kararı almıştır.<ref>Demirkıran, Özlem, (2007), "Fransa'nın Güvenlik Politikası: De Gaulle Dönemi (1958-1969)", ''Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, v.3, s.5, ss. 79-92</ref> Yunanistan ise Kıbrıs Barış Harekatı nedeniyle 14 Ağustos 1974’te örgütün askeri kanadından çekilme kararı almış, 20 Ekim 1980’de yeniden askeri kanat üyesi olmuştur.<ref>Erhan, Çağrı, (2019), "NATO'nun Kuruluşu ve Genişlemesi", Baskın Oran (ed.), ''Türk Dış Politikası, Kurtuluş Savaşından Bugüne Olgular, Belgeler, Yorumlar'', cilt I, 23.Baskı, İstanbul: İletişim.</ref>
  
Soğuk Savaş’ın sona erip Sovyetler Birliği’nin tarih sahnesinden çekilmesiyle NATO’nun kuruluşunda etkili olan en önemli faktör ortadan kalkmışsa da, İttifak diğer geleneksel misyonlarını yerine getirmeye devam etmiş ve geride bıraktığımız yirmi senelik zaman diliminde yeni misyonlar edinerek üyelerinin gözündeki meşruiyetini korumayı başarmıştır. Bu dönüşümün en önemli ayaklarından birisi ittifakın coğrafi olarak genişlemesidir. NATO eskiden düşmanı olarak tanımladığı ülkelere doğru genişlemiş ve birer birer onları üyesi yapmıştır : 1999’da Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Polonya, 2004’de Bulgaristan, Estonya, Letonya, Litvanya, Romanya, Slovakya ve Slovenya, 2009’da ise Hırvatistan ve Arnavutluk NATO’ya üye olmuşlardır. NATO’nun doğuya doğru genişlemesi bir yandan ABD ve Batı Avrupalı müttefiklerinin Avrupa kıtasının geneli üzerindeki stratejik hâkimiyetlerini pekiştirmiş, diğer yandan da NATO’nun kurucu değerlerinin yeni üyelere yayılmasını mümkün kılmıştır.<ref> Oğuzlu,Tarık (2012).NATO'nun Dönüşümü ve Geleceği.OrtadoğuAnaliz.Cilt:4.Sayı:40.</ref> Bükreş Zirvesinde Makedonya,Gürcistan ve Ukrayna'nın da üyelikleri gündeme gelmiş ancak Makedonya'nın üyeliğine Yunanistan karşı çıkarken, Gürcistan ve Ukrayna'nın üyelikleri ise ABD'nin istemesine rağmen Rusya ile ilişkilerin bozulmasını istemeyen Almanya ve Fransa gibi NATO üyelerinin çekinceleri yüzünden gerçekleşememiştir.
+
SSCB’nin ve [[Varşova Paktı]]’nın dağılmasının ardından Batı’nın gözü Doğu’ya çevrilmiştir. Batı’nın isteği bu ülkelerin Batı sistemine entegre olarak Rus etkisine girmemeleridir. Bu doğrultuda Batı’nın en önemli hamlesi Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin NATO ile ilişkilerini geliştirmek amacıyla 1991 yılında '''KAİK'''’i kurmasıdır. Diyalog, ortaklık ve işbirliği amacıyla kurulan KAİK; eski sosyalist ülkeleri; ziyaretler, eğitimler, işbirlikleri ile NATO ile bağlantılı hale getirmeyi amaçlamıştır. Özellikle Polonya, Çek Cumhuriyeti ve Macaristan’ın NATO’ya üyelik konusunda istekli olmasıyla birlikte; Rusya’nın tepkisini çekmemek ve ülkeleri de uzaklaştırmamak amacıyla KAİK bünyesinde '''Barış İçin Ortaklık''' projesi geliştirilmiş,bu projeye Rusya, doğu Avrupa ülkeleri ve Tacikistan hariç tüm Orta Asya ve Kafkasya ülkeleri, İsveç, Slovenya ve Finlandiya dahil olmuştur. 1997 yılında KAİK’in yerini '''Avrupa Atlantik İşbirliği Konseyi''' almıştır.<ref>Uzgel, İlhan, (2018), "NATO'nun Genişlemesi", Baskın Oran (ed.), ''Türk Dış Politikası, Kurtuluş Savaşından Bugüne Olgular, Belgeler, Yorumlar'', cilt II, 16.Baskı, İstanbul: İletişim.</ref>
  
NATO'nun genişlemesinden rahatsız olan Rusya,buna rağmen bölgedeki istikrarın ve güvenliğin NATO ile ortaklaşa sağlanabileceği üzerinde durmaktadır. Bu çerçevede Rusya AGİT ve özellikle 1991 sonunda oluşturulan ve NATO ve tüm '''BDT''' (Bağımsız Devletler Topluluğu ) üyeleri de dahil eski Varşova Paktı uluslarını kapsayan Kuzey Atlantik İşbirliği Konseyi (KAİK) çerçevesinde askeri ve politik işbirliği içine girmiştir.
+
1995 yılında NATO, Akdeniz’de yer alan Mısır, Fas, Tunus, İsrail, Ürdün ve Moritanya’nın dahil olduğu bir işbirliği mekanizması olarak Akdeniz Diyaloğunu başlatmış, bu süreci 1997’de NATO-Rusya Daimi Ortaklık Konseyi ve NATO’nun Ukrayna Komisyonun kurulması izlemiştir. Rusya ve Ukrayna ile güvenlik sorunları, kriz yönetimi, kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi gibi konuların ele alınması amacıyla resmi temelde ilişkiler başlatılmış ve 2002 yılında NATO-Rusya Konseyi (NATO-Russia Council) kurulmuştur.<ref>Aksu Ereker, Fulya, “Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü - NATO”, Güvenlik Yazıları Serisi, No.28, Ekim 2019. https://trguvenlikportali.com/wp-content/uploads/2019/11/NATO_FulyaAksuEreker_v.1.pdf </ref>
 +
Polonya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan 1999’da; 2004’te Bulgaristan, Romanya, Litvanya, Slovenya, Slovakya, Letonya, Estonya 2004’te; Arnavutluk ve Hırvatistan 2009’da; Karadağ 2017’de; Kuzey Makedonya 2020’de örgüte üye olmuştur. <ref> https://www.nato.int/nato-welcome/index_tr.html </ref>
 +
 
 +
Uluslararası güvenliğe dair kaygılar NATO’nun askeri bir ittifak olarak gelişmesine neden olmuştur. NATO’nun 1967’ye kadarki stratejisi “''topyekün karşılık''” stratejisine odaklı iken, 1970’lerde bu yaklaşım, yumuşama (détente) ile “''esnek karşılık''” şeklinde revize edilmiş; NATO Avrupa’nın doğusu ile batısı arasında yaşanacak yakınlaşma sürecinde rol oynamış ve dünya düzenindeki statükoyu bozacak şekilde dünya sahnesinde rol almaya başlamıştır.  1979’da Sovyetlerin Afganistan’ı işgaliyle başlayan ve Soğuk Savaşı yeniden yumuşamanın dışına iten süreçte, NATO’nun stratejisi nükleer savunma temelli kurulmaya başlanmış, ancak bu durum 1970’lerin başında bloklar arasındaki diyalogları ve nükleer silahları sınırlandırma antlaşmaları için yapılan görüşmeleri engelleyecek bir durum yaratmamıştır. NATO Soğuk Savaş dönemi boyunca bir yandan Sovyet blokunu askeri bakımdan caydırma yoluyla dengelemiş, diğer yandan uyuşmazlıkları barışçı yolla çözüme ulaştıracak politikalar yürütmüştür. NATO’nun 1990’larla birlikte ittifaka yeni üyeler dahil etmesi ve diğer yandan kurulan ortaklıklar yoluyla görev ve sorumluluk alanlarını genişletmesi beraberinde dönüşümün bir başka boyutu olan NATO misyonlarının genişlemesi ve alan-dışılaşmasını getirmiştir. NATO’nun geleneksel misyonu, üyelerini dışarıdan gelebilecek saldırılara karşı korumak iken (5. Madde), Soğuk Savaş sonrası dönemde özellikle insani krizlere müdahaleler ile görülen alan dışı misyonlar, NATO’nun başlangıç amacının sapmasına sebep olmuştur. 5. Maddeye dayalı ortak savunma misyonu Soğuk Savaş sonrasında yalnızca bir kez, 11 Eylül 2001 saldırıları sonrasında yerine getirilmiştir. NATO’nun faaliyet alanı Balkanlar, Ortadoğu ve Afrika’ya kadar genişlemiştir. Kuruluş amacındaki dönüşüm, ilk kez 1999 Stratejik Konseptinde kabul edilmiş, 2010 Stratejik Konseptinde de onaylanmıştır. <ref>Aksu Ereker, Fulya, “Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü - NATO”, Güvenlik Yazıları Serisi, No.28, Ekim 2019. https://trguvenlikportali.com/wp-content/uploads/2019/11/NATO_FulyaAksuEreker_v.1.pdf </ref>
 +
 
 +
== ÖRGÜTÜN YAPISI VE KARAR ALMA SÜRECİ ==
 +
 
 +
[[Dosya:Ekran Alıntısı.png|küçükresim|sağ|<ref>https://www.nato.int/nato-welcome/index_tr.html</ref> NATO'nun Yapısı]]
 +
NATO’nun temel vazifeleri kriz yönetimi ve ortaklıklar yoluyla güvenlik sağlama ve kolektif savunmadır. Örgütün sekreteryası Brüksel’de bulunmaktadır. NATO’da kararlar oybirliği ile alınır ve her bir üye veto hakkına sahiptir. NATO’nun askeri gücü, üye ülkelerin örgütün kullanımına tahsis ettiği ulusal silahlı kuvvetlerinden oluşmaktadır. NATO, bu kuvvetlerin örgüte uyumlu olması amacıyla eğitimler vermekle yükümlüdür.
 +
Örgüt faaliyetlerini yürütmek amacıyla düzenlenen yönetim yapısı şu organlardan oluşmaktadır:
 +
* '''Kuzey Atlantik Konseyi''', örgütün en yüksek karar alma organıdır. Dışişleri bakanları düzeyinde yılda iki defa toplanmaktadır. Örgütün üyelerinin atadıkları sürekli temsilcileri aracılığıyla konsey işleri yürütülmektedir. Konsey toplantılarına Genel Sekreter başkanlık etmektedir. Konsey toplantılarında hükümet ya da devlet başkanları ülkelerini temsil edebilirler. 1966’da Fransa’nın örgütün askeri kanadından çekilmesi üzerine Konsey’in yapısı yeniden düzenlenmiş, askeri konular için Savunma Planlama Komitesi kurulmuştur.
 +
*'''Genel Sekreter''' örgütün en yüksek düzeyli sivil memuru, aynı zamanda ittifakın sözcüsüdür. Genel Sekreter üye ülkelerin uluslararası alanda saygınlık kazanmış üst düzey yöneticileri arasından seçilir. Genel Sekreter, üyeler arası danışma ve karar alma mekanizmasının işletilmesinden sorumludur. Konsey ve diğer önemli NATO organlarının toplantılarına başkanlık eder, uluslararası personel yapılanmasının yönetiminden de sorumludur. Genel Sekreterliğe bağlı çeşitli uzmanlık daireleri bulunmaktadır. Bunlar, Siyasi İşler Dairesi, Savunma Planlaması ve Politikası Dairesi, Savunma Desteği İşleri Dairesi, Bilimsel İşler Dairesi, Altyapı-Lojistik ve Konsey Harekât Dairesidir.
 +
*'''Askeri Komite''' örgütün en üst düzey askeri organıdır ve üye ülkelerin genelkurmay başkanlarından oluşmaktadır. Üye her ülke, genelkurmay başkanını temsilen komiteye bir daimî askeri temsilci atamaktadır. Askeri Komite, Konsey’e ve Genel Sekretere danışmanlık yapmaktadır. Barış döneminde NATO bölgesinin ortak savunması ile ilgili tedbirleri Konsey’e tavsiye etmekle yükümlüdür. Başlıca NATO komutanlıkları da Komiteye karşı sorumludurlar.
 +
NATO’nun komuta yapısı şu organlardan oluşmaktadır:
 +
*'''Müttefik Harekât Komutanlığı (AOC) :''' İttifakın tüm askeri operasyonlarının planlaması ve yürütülmesinden sorumludur. Komutanlığını Avrupa Müttefik Yüksek Komutanı (SACEUR) yapmaktadır.
 +
*'''Müttefik Dönüşüm Komutanlığı (ACT):''' NATO Müttefik Dönüşüm Yüksek Komutanına (SACT) bağlı bir komutanlıktır. İttifakın imkân ve kabiliyetlerinin geliştirilmesinden ve şartlara uyum sağlayacak şekilde düzenlenmesinden sorumludur. <ref>Aksu Ereker, Fulya, “Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü - NATO”, Güvenlik Yazıları Serisi, No.28, Ekim 2019. https://trguvenlikportali.com/wp-content/uploads/2019/11/NATO_FulyaAksuEreker_v.1.pdf </ref>
 +
== ÖRGÜTÜN FAALİYETLERİ ==
 +
NATO kuvvetleri, potansiyel saldırıyı caydırmak amacıyla temellendirdiği kuruluş ilkesinden hareketle [[Soğuk Savaş]] döneminde askeri bir müdahale gerçekleştirmemiştir. 1995'te Bosna-Hersek’teki müdahale ile bu ilkeden cayılmıştır. Savaşın başında Bosna-Hersek'te bulunma nedeni BM'in silah ambargosuna destek vermek olsa da; 20 Aralık 1995'te gerçekleştirilen 12 günlük hava harekatıyla fiilen askeri operasyonu üstlenmiş ve Dayton Barış Anlaşması ile de ilk kez kuvvet konuşlandırmıştır. NATO’nun Balkanlar’da ikinci varlığı, 1999 yılında Kosova’ya insan hakları ihlali nedeniyle gerçekleştirilen 1999 yılındaki hava harekatıyla görülmüştür. Bu harekat [[BM Güvenlik Konseyi]]’nin kararı beklenmeden başlatılmış, bu yüzden de tartışmalı bir operasyondur. NATO kuvvetleri (KFOR) bugün de Kosova’da konuşlanmış durumdadır. 2001 yılında ise Makedonya hükümetinin talebi üzerine bölgeye operasyon başlatan NATO, buradaki varlığını 2003 yılında Avrupa Birliği’ne devretmiştir. 11 Eylül saldırıları sonrası NATO, 2001’de ilk kez 5. madde kapsamında Afganistan’a gerçekleştirilen askeri müdahaleye destek olmuş, ardından Uluslararası Güvenlik Gücü’nün (ISAF) komutasını üstlenmiştir. 2004’te Irak güvenlik güçlerinin eğitimini üstlenmek üzere NATO Eğitim Misyonu başlatılmış, görev 2011’de sona ermiştir. NATO, Aden Körfezi ve Somali’deki korsanlık faaliyetlerine karşı 2009’dan 2016’ya kadar Birleşik Görev Gücü kapsamında devriye görevi yürütmüş, 2011 yılında ise [[R2P (Responsibilty to Protect)]] kavramının ilk kez NATO tarafından hayata geçirildiği bir operasyon ile Libya’daki insan hakları ihlallerini sonlandırmak amacıyla ve BM Güvenlik Konseyi kararına dayanılarak Birleşik Koruyucu Harekât gerçekleştirilmiştir. Yardım amaçlı insani destek operasyonları ise; 2005’de Katrina Kasırgası sonrası ABD’ye ve 2005’te deprem sonrası Pakistan’a gerçekleştirilmiştir. <ref>Aksu Ereker, Fulya, “Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü - NATO”, Güvenlik Yazıları Serisi, No.28, Ekim 2019. https://trguvenlikportali.com/wp-content/uploads/2019/11/NATO_FulyaAksuEreker_v.1.pdf </ref>
 +
[[Dosya:43957288 105.png|çerçeveli|orta|<ref>https://www.dw.com/tr</ref> NATO Bünyesindeki Ülkeler]]
 +
 
 +
 
 +
Hazırlayan: Hande Büyükyörük
  
 
{{Kaynakça}}
 
{{Kaynakça}}

22.27, 1 Nisan 2021 tarihindeki hâli

İkinci Dünya Savaşı sonrası giderek keskinleşen ABD ve SSCB arasındaki kutuplaşma; 1947 Truman Doktrini ve 1948 Marshall Planı ile zirve noktasına ulaşmıştır. Soğuk Savaş’ın zirve noktasını yaşadığı bu noktada 1948’de gerçekleşen Prag darbesi, Batı cephesinde yankısını 17 Mart 1948’de Belçika, Fransa, Lüksemburg, Hollanda ve İngiltere arasında imzalanan Brüksel Antlaşması ile bulmuştur. Bu antlaşma, tarafların ortak bir savunma sistemi kurmasını ve sosyoekonomik ilişkilerin güçlendirilmesini amaçlamıştır. Bu antlaşma; taraflardan birinin Avrupa’da bir silahlı saldırıya uğraması durumunda, diğer tarafların tüm olanaklarıyla saldırıya uğrayan tarafa yardım edeceğini taahhüt etmiştir. Bu antlaşma çerçevesinde Batı Birliği Savunma Örgütü adında bir askeri örgüt kurulmuştur.[1] .

Kuzey Atlantik İşbirliği Örgütü (NATO) bayrağı

ABD; 1823 Monroe Doktrini itibariyle yürüttüğü Avrupa’dan uzak dış politikasını Soğuk Savaş’ın getirdiği şartlar ile kenara bırakmaya başlamış, SSCB'ye karşı bir askeri ittifakın gerekliliği görülmüştür. Senatör Vanderbang, ABD Dışişleri Bakanlığına danışarak bir rapor hazırlamış ve ABD’nin ulusal güvenliğini tehdit edecek bir silahlı saldırı durumunda, temeli BM Antlaşması 51. Maddeye dayandırılan bireysel veya toplu meşru savunma hakkının kullanılması ve barışa katkıda bulunulması yönünde öneriler sunmuştur. Bu öneri 11 Haziran 1948 tarihinde kabul edilmiş; ABD’nin Avrupa’yı da kapsayacak şekilde bir savunma örgütünün içinde yer almasının önü açılmıştır. Yasanın meclisten geçişiyle, Brüksel Antlaşmasının tarafları ile ABD, Kanada, İtalya, Danimarka, Norveç, Portekiz ve İzlanda, Washington’da bir araya gelerek 4 Nisan 1949’da Kuzey Atlantik Antlaşmasını (North Atlantic Treaty) imzalamışlardır. NATO’nun kurucu antlaşması 24 Ağustos 1924’te yürürlüğe girmiş; 18 Şubat 1952’de Türkiye ve Yunanistan, 23 Ekim 1954’te Almanya Federal Cumhuriyeti ve İspanya’nın 30 Mayıs 1982’de yalnızca sivil kanada üye olmasıyla birlikte üye sayısı 16’ya yükselmiştir.[2]

Fransa Cumhurbaşkanı De Gaulle’nin “kendi savunmasını kendi yapabilme” yetkinliği fikri ve NATO’nun ABD’ye bağımlı ve ABD’nin Avrupalı ülkelere “hükmettiği” bir askeri örgüt olduğunu düşünmesi nedeniyle 1 Temmuz 1966’da Fransa NATO’nun askeri kanadından çekilme kararı almıştır.[3] Yunanistan ise Kıbrıs Barış Harekatı nedeniyle 14 Ağustos 1974’te örgütün askeri kanadından çekilme kararı almış, 20 Ekim 1980’de yeniden askeri kanat üyesi olmuştur.[4]

SSCB’nin ve Varşova Paktı’nın dağılmasının ardından Batı’nın gözü Doğu’ya çevrilmiştir. Batı’nın isteği bu ülkelerin Batı sistemine entegre olarak Rus etkisine girmemeleridir. Bu doğrultuda Batı’nın en önemli hamlesi Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin NATO ile ilişkilerini geliştirmek amacıyla 1991 yılında KAİK’i kurmasıdır. Diyalog, ortaklık ve işbirliği amacıyla kurulan KAİK; eski sosyalist ülkeleri; ziyaretler, eğitimler, işbirlikleri ile NATO ile bağlantılı hale getirmeyi amaçlamıştır. Özellikle Polonya, Çek Cumhuriyeti ve Macaristan’ın NATO’ya üyelik konusunda istekli olmasıyla birlikte; Rusya’nın tepkisini çekmemek ve ülkeleri de uzaklaştırmamak amacıyla KAİK bünyesinde Barış İçin Ortaklık projesi geliştirilmiş,bu projeye Rusya, doğu Avrupa ülkeleri ve Tacikistan hariç tüm Orta Asya ve Kafkasya ülkeleri, İsveç, Slovenya ve Finlandiya dahil olmuştur. 1997 yılında KAİK’in yerini Avrupa Atlantik İşbirliği Konseyi almıştır.[5]

1995 yılında NATO, Akdeniz’de yer alan Mısır, Fas, Tunus, İsrail, Ürdün ve Moritanya’nın dahil olduğu bir işbirliği mekanizması olarak Akdeniz Diyaloğunu başlatmış, bu süreci 1997’de NATO-Rusya Daimi Ortaklık Konseyi ve NATO’nun Ukrayna Komisyonun kurulması izlemiştir. Rusya ve Ukrayna ile güvenlik sorunları, kriz yönetimi, kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi gibi konuların ele alınması amacıyla resmi temelde ilişkiler başlatılmış ve 2002 yılında NATO-Rusya Konseyi (NATO-Russia Council) kurulmuştur.[6] Polonya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan 1999’da; 2004’te Bulgaristan, Romanya, Litvanya, Slovenya, Slovakya, Letonya, Estonya 2004’te; Arnavutluk ve Hırvatistan 2009’da; Karadağ 2017’de; Kuzey Makedonya 2020’de örgüte üye olmuştur. [7]

Uluslararası güvenliğe dair kaygılar NATO’nun askeri bir ittifak olarak gelişmesine neden olmuştur. NATO’nun 1967’ye kadarki stratejisi “topyekün karşılık” stratejisine odaklı iken, 1970’lerde bu yaklaşım, yumuşama (détente) ile “esnek karşılık” şeklinde revize edilmiş; NATO Avrupa’nın doğusu ile batısı arasında yaşanacak yakınlaşma sürecinde rol oynamış ve dünya düzenindeki statükoyu bozacak şekilde dünya sahnesinde rol almaya başlamıştır. 1979’da Sovyetlerin Afganistan’ı işgaliyle başlayan ve Soğuk Savaşı yeniden yumuşamanın dışına iten süreçte, NATO’nun stratejisi nükleer savunma temelli kurulmaya başlanmış, ancak bu durum 1970’lerin başında bloklar arasındaki diyalogları ve nükleer silahları sınırlandırma antlaşmaları için yapılan görüşmeleri engelleyecek bir durum yaratmamıştır. NATO Soğuk Savaş dönemi boyunca bir yandan Sovyet blokunu askeri bakımdan caydırma yoluyla dengelemiş, diğer yandan uyuşmazlıkları barışçı yolla çözüme ulaştıracak politikalar yürütmüştür. NATO’nun 1990’larla birlikte ittifaka yeni üyeler dahil etmesi ve diğer yandan kurulan ortaklıklar yoluyla görev ve sorumluluk alanlarını genişletmesi beraberinde dönüşümün bir başka boyutu olan NATO misyonlarının genişlemesi ve alan-dışılaşmasını getirmiştir. NATO’nun geleneksel misyonu, üyelerini dışarıdan gelebilecek saldırılara karşı korumak iken (5. Madde), Soğuk Savaş sonrası dönemde özellikle insani krizlere müdahaleler ile görülen alan dışı misyonlar, NATO’nun başlangıç amacının sapmasına sebep olmuştur. 5. Maddeye dayalı ortak savunma misyonu Soğuk Savaş sonrasında yalnızca bir kez, 11 Eylül 2001 saldırıları sonrasında yerine getirilmiştir. NATO’nun faaliyet alanı Balkanlar, Ortadoğu ve Afrika’ya kadar genişlemiştir. Kuruluş amacındaki dönüşüm, ilk kez 1999 Stratejik Konseptinde kabul edilmiş, 2010 Stratejik Konseptinde de onaylanmıştır. [8]

ÖRGÜTÜN YAPISI VE KARAR ALMA SÜRECİ

[9] NATO'nun Yapısı

NATO’nun temel vazifeleri kriz yönetimi ve ortaklıklar yoluyla güvenlik sağlama ve kolektif savunmadır. Örgütün sekreteryası Brüksel’de bulunmaktadır. NATO’da kararlar oybirliği ile alınır ve her bir üye veto hakkına sahiptir. NATO’nun askeri gücü, üye ülkelerin örgütün kullanımına tahsis ettiği ulusal silahlı kuvvetlerinden oluşmaktadır. NATO, bu kuvvetlerin örgüte uyumlu olması amacıyla eğitimler vermekle yükümlüdür. Örgüt faaliyetlerini yürütmek amacıyla düzenlenen yönetim yapısı şu organlardan oluşmaktadır:

  • Kuzey Atlantik Konseyi, örgütün en yüksek karar alma organıdır. Dışişleri bakanları düzeyinde yılda iki defa toplanmaktadır. Örgütün üyelerinin atadıkları sürekli temsilcileri aracılığıyla konsey işleri yürütülmektedir. Konsey toplantılarına Genel Sekreter başkanlık etmektedir. Konsey toplantılarında hükümet ya da devlet başkanları ülkelerini temsil edebilirler. 1966’da Fransa’nın örgütün askeri kanadından çekilmesi üzerine Konsey’in yapısı yeniden düzenlenmiş, askeri konular için Savunma Planlama Komitesi kurulmuştur.
  • Genel Sekreter örgütün en yüksek düzeyli sivil memuru, aynı zamanda ittifakın sözcüsüdür. Genel Sekreter üye ülkelerin uluslararası alanda saygınlık kazanmış üst düzey yöneticileri arasından seçilir. Genel Sekreter, üyeler arası danışma ve karar alma mekanizmasının işletilmesinden sorumludur. Konsey ve diğer önemli NATO organlarının toplantılarına başkanlık eder, uluslararası personel yapılanmasının yönetiminden de sorumludur. Genel Sekreterliğe bağlı çeşitli uzmanlık daireleri bulunmaktadır. Bunlar, Siyasi İşler Dairesi, Savunma Planlaması ve Politikası Dairesi, Savunma Desteği İşleri Dairesi, Bilimsel İşler Dairesi, Altyapı-Lojistik ve Konsey Harekât Dairesidir.
  • Askeri Komite örgütün en üst düzey askeri organıdır ve üye ülkelerin genelkurmay başkanlarından oluşmaktadır. Üye her ülke, genelkurmay başkanını temsilen komiteye bir daimî askeri temsilci atamaktadır. Askeri Komite, Konsey’e ve Genel Sekretere danışmanlık yapmaktadır. Barış döneminde NATO bölgesinin ortak savunması ile ilgili tedbirleri Konsey’e tavsiye etmekle yükümlüdür. Başlıca NATO komutanlıkları da Komiteye karşı sorumludurlar.

NATO’nun komuta yapısı şu organlardan oluşmaktadır:

  • Müttefik Harekât Komutanlığı (AOC) : İttifakın tüm askeri operasyonlarının planlaması ve yürütülmesinden sorumludur. Komutanlığını Avrupa Müttefik Yüksek Komutanı (SACEUR) yapmaktadır.
  • Müttefik Dönüşüm Komutanlığı (ACT): NATO Müttefik Dönüşüm Yüksek Komutanına (SACT) bağlı bir komutanlıktır. İttifakın imkân ve kabiliyetlerinin geliştirilmesinden ve şartlara uyum sağlayacak şekilde düzenlenmesinden sorumludur. [10]

ÖRGÜTÜN FAALİYETLERİ

NATO kuvvetleri, potansiyel saldırıyı caydırmak amacıyla temellendirdiği kuruluş ilkesinden hareketle Soğuk Savaş döneminde askeri bir müdahale gerçekleştirmemiştir. 1995'te Bosna-Hersek’teki müdahale ile bu ilkeden cayılmıştır. Savaşın başında Bosna-Hersek'te bulunma nedeni BM'in silah ambargosuna destek vermek olsa da; 20 Aralık 1995'te gerçekleştirilen 12 günlük hava harekatıyla fiilen askeri operasyonu üstlenmiş ve Dayton Barış Anlaşması ile de ilk kez kuvvet konuşlandırmıştır. NATO’nun Balkanlar’da ikinci varlığı, 1999 yılında Kosova’ya insan hakları ihlali nedeniyle gerçekleştirilen 1999 yılındaki hava harekatıyla görülmüştür. Bu harekat BM Güvenlik Konseyi’nin kararı beklenmeden başlatılmış, bu yüzden de tartışmalı bir operasyondur. NATO kuvvetleri (KFOR) bugün de Kosova’da konuşlanmış durumdadır. 2001 yılında ise Makedonya hükümetinin talebi üzerine bölgeye operasyon başlatan NATO, buradaki varlığını 2003 yılında Avrupa Birliği’ne devretmiştir. 11 Eylül saldırıları sonrası NATO, 2001’de ilk kez 5. madde kapsamında Afganistan’a gerçekleştirilen askeri müdahaleye destek olmuş, ardından Uluslararası Güvenlik Gücü’nün (ISAF) komutasını üstlenmiştir. 2004’te Irak güvenlik güçlerinin eğitimini üstlenmek üzere NATO Eğitim Misyonu başlatılmış, görev 2011’de sona ermiştir. NATO, Aden Körfezi ve Somali’deki korsanlık faaliyetlerine karşı 2009’dan 2016’ya kadar Birleşik Görev Gücü kapsamında devriye görevi yürütmüş, 2011 yılında ise R2P (Responsibilty to Protect) kavramının ilk kez NATO tarafından hayata geçirildiği bir operasyon ile Libya’daki insan hakları ihlallerini sonlandırmak amacıyla ve BM Güvenlik Konseyi kararına dayanılarak Birleşik Koruyucu Harekât gerçekleştirilmiştir. Yardım amaçlı insani destek operasyonları ise; 2005’de Katrina Kasırgası sonrası ABD’ye ve 2005’te deprem sonrası Pakistan’a gerçekleştirilmiştir. [11]

[12] NATO Bünyesindeki Ülkeler


Hazırlayan: Hande Büyükyörük


  1. Sander, Oral, (2019), Siyasi Tarih, 28. Baskı, Ankara: İmge.,
  2. Erhan, Çağrı, (2019), "NATO'nun Kuruluşu ve Genişlemesi", Baskın Oran (ed.), Türk Dış Politikası, Kurtuluş Savaşından Bugüne Olgular, Belgeler, Yorumlar, cilt I, 23.Baskı, İstanbul: İletişim.
  3. Demirkıran, Özlem, (2007), "Fransa'nın Güvenlik Politikası: De Gaulle Dönemi (1958-1969)", Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, v.3, s.5, ss. 79-92
  4. Erhan, Çağrı, (2019), "NATO'nun Kuruluşu ve Genişlemesi", Baskın Oran (ed.), Türk Dış Politikası, Kurtuluş Savaşından Bugüne Olgular, Belgeler, Yorumlar, cilt I, 23.Baskı, İstanbul: İletişim.
  5. Uzgel, İlhan, (2018), "NATO'nun Genişlemesi", Baskın Oran (ed.), Türk Dış Politikası, Kurtuluş Savaşından Bugüne Olgular, Belgeler, Yorumlar, cilt II, 16.Baskı, İstanbul: İletişim.
  6. Aksu Ereker, Fulya, “Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü - NATO”, Güvenlik Yazıları Serisi, No.28, Ekim 2019. https://trguvenlikportali.com/wp-content/uploads/2019/11/NATO_FulyaAksuEreker_v.1.pdf
  7. https://www.nato.int/nato-welcome/index_tr.html
  8. Aksu Ereker, Fulya, “Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü - NATO”, Güvenlik Yazıları Serisi, No.28, Ekim 2019. https://trguvenlikportali.com/wp-content/uploads/2019/11/NATO_FulyaAksuEreker_v.1.pdf
  9. https://www.nato.int/nato-welcome/index_tr.html
  10. Aksu Ereker, Fulya, “Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü - NATO”, Güvenlik Yazıları Serisi, No.28, Ekim 2019. https://trguvenlikportali.com/wp-content/uploads/2019/11/NATO_FulyaAksuEreker_v.1.pdf
  11. Aksu Ereker, Fulya, “Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü - NATO”, Güvenlik Yazıları Serisi, No.28, Ekim 2019. https://trguvenlikportali.com/wp-content/uploads/2019/11/NATO_FulyaAksuEreker_v.1.pdf
  12. https://www.dw.com/tr