"Fizyokrasi ve Dış Ticaret" sayfasının sürümleri arasındaki fark

TUİÇ Sözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
("Fizyokrasi (Physiocracy) kelimesi, Fransızca “Phyiocrate” kelimesinden gelmiştir. Bu kelimenin Yunanca aslından kaynaklanan anlamı “doğa yasas..." içeriğiyle yeni sayfa oluşturdu)
 
 
24. satır: 24. satır:
 
Kaynakça:
 
Kaynakça:
  
[[https://www.youtube.com/watch?v=APWPxyaaTc4]] -----> Konuya daha detaylı hakim olabilmek için bu videoyu izleyebilirsiniz
+
[https://www.youtube.com/watch?v=APWPxyaaTc4] -----> Konuya daha detaylı hakim olabilmek için bu videoyu izleyebilirsiniz

21.13, 4 Ekim 2020 itibarı ile sayfanın şu anki hâli

Fizyokrasi (Physiocracy) kelimesi, Fransızca “Phyiocrate” kelimesinden gelmiştir. Bu kelimenin Yunanca aslından kaynaklanan anlamı “doğa yasası”dır.

18. yüzyılda Fransa’da kurulan bir okulun ismi olarak anılan “fizyokrasi” daha sonraları okul mezunlarının ortaya attığı yeni fikirler ile gelişerek bir felsefi düşünce haline gelmiştir. Fizyokrasi en basit tanımla, dünya üzerinde yaşayan tüm toplumların doğal kanunla yönetilmesi düşüncesidir. 18. yüzyıldan itibaren Avrupa coğrafyasına hakim olan felsefenin gelişmesi ile Fransa’da Fizyokrasi ismiyle bir okul açılmış ve bu okulun mezunlarına da “fizyokrat” denmiştir. Okulun açılmasına büyük katkılarda bulunan Dr. F. Quesnay’ın yazdığı “Tabi Kanun” isimli kitap, fizyokrasi düşüncesinin temeli olarak kabul edilmiştir. [1]


18.yüzyılın ikinci yarısının başlarında ortaya çıkan Fransız Fizyokrasi okulunun kurucusu François Quesnay (1694-1774)'nin temel eseri olan Tabi Kanu'nun ilk baskısı 1758 yılında yayınlanmış, eser, 1760'lı yıllar boyunca, birçok Fizyokratik inceleme ve kitap içerisinde yeniden ele alınmıştır. Quesnay'ye göre, toplumda üç temel sınıf bulunmaktadır. Bunlardan ilki, üretken sınıf adı verilen ve kiracı çiftçiler ve tarım emekçilerinden oluşan sınıftır. Üretken sınıf, toprakları işleyerek ulusun yıllık zenginliğinin yeniden üretimini sağlamaktadır. Tarım üretiminin gerektirdiği harcamalar, bu sınıfın kullandığı avansla karşılanmakta, ve bu sınıf, yıllık olarak toprak sahiplerinin gelirini ödemektedir. Ulusun zenginliğinin yıllık yeniden üretiminin değeri, üretken sınıfın elde ettiği ürünlerin satış değeri ile saptanmaktadır. Bir diğer sınıf ise, toprak sahipleri sınıfıdır. Bu sınıf, hükümdarı, toprak sahiplerini ve kiliseyi kapsamakta ve üretken sınıftan aldığı rantla geçinmektedir. Quesnay'nin şemasındaki son sınıf ise, kısır sınıf adını verdiği tüccar, sanayiciler ya da daha genel olarak sanayi kesiminde çalışanlardan oluşan sınıftır. Quesnay'ye göre bu sınıf "tarım kesiminin yaptıklarının dışında kalan diğer işleri yapan ve harcamalarının karşılığı, kendi gelirini üretken sınıftan elde eden toprak sahibi sınıf tarafından ödenen bütün yurttaşlardan oluşur". Bu sınıf, üretim sürecinde kullandığı hammaddelerin değerine bir şey katmaz, sadece onların şeklini değiştirir. Bu nedenle verimsiz ya da kısır sınıftır. [2]

Fizyokratlara göre tarım kesimi tek üretken sektördür. Çünkü, tarım üretimi yalnızca çiftçinin bütün üretim maliyetlerini yerine koymakla kalmamakta, aynı zamanda toprak sahiplerine rant adı altında ödenen ve çiftçinin üretim maliyetlerinin üzerinde ve ötesinde bir net ürün ya da gelir sağlamaktadır. Buna karşılık sanayi kesimi, kendi üretim maliyetlerinin üzerinde ve ötesinde bir değer yaratmadığı için kısırdır. [3]

Fizyokrasinin doğmasına sebep olan unsurlar merkantilizmin hoşnutsuzluklarından kaynaklanmaktadır. Fizyokratlar, anlaşma, girişim, özel mülkiyet, ticaret özgürlüğü gibi liberal anlayışın temel birimlerini savunmaktadırlar. İlk liberaller olarak kabul edilen Fizyokratlar, klasik ve neoklasik iktisat okullarının gelişiminde çok büyük etki ve role sahiptirler. Ekonomiyi bir bütün olarak ele almaları nedeni ile Fizyokratları ekonomi biliminin kurucusu olarak görenler de vardır. Fizyokratlar, belirli bir düşünce temelinde hareket eder, sistematik bir analiz ortaya koyarlar. İktisat teorisine yaptıkları en önemli katkılar:

  • soyutlama
  • model kurma
  • ekonomiyi bütünlük içinde ele alma

Ekonomik sistemi, tümden gelimci akıl yürütme ile açıklamaktadırlar. Bu yüzden iktisat diğer disiplinlerden ayrılır. Ticaret, fizyokratlara göre iki yanlı bir işlemdir. Her mal alışı bir satış, her satış bir mal alışıdır. Emek değer teorisinin gelişimine öncülük etmişler, verimli - verimsiz emek ayrımını da ilk kez ortaya atmışlardır. Fizyokratlar, modern milli gelir hesaplarına yakın bir çerçeve çizmişlerdir. Ekonomiye yaptıkları en önemli katkılardan biri de gayri safi üretim ile safi üretimin farkını ortaya koymalarıdır. Ekonomik tablo ve girdi - çıktı analizlerinin de öncüleri, Fizyokratlardır.

Fizyokrat düşüncenin temel esasları;

  • doğal düzen
  • üretim teorisi
  • safi hasıla
  • ekonomik tablo ve
  • tek vergi teorisi'dir.

Kaynakça:

[1] -----> Konuya daha detaylı hakim olabilmek için bu videoyu izleyebilirsiniz

  1. Yusuf Baymaz'ın ders notlarından alınmıştır
  2. O'brien, Denis P.(1975), The Classical Economists. Oxford: Ciarendon Press. Quesnay, François (1962), "The Analysis", The Economics of Physiocracy, Essays and Translations, Ed. ve Fr.'dan Çev. R. L. Meek, Cambridge: Oxford University Press. 150-167
  3. Rubin, Isaac Ilych (1979), A History ofEconomic Thought. Trans. Don Filtzer, London: Ink Links