Hatay’ın Türkiye’ye Katılması

TUİÇ Sözlük sitesinden
Ozge (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 07.08, 9 Mart 2018 tarihli sürüm (" Türk-Fransız ilişkisini etkileyen en önemli mesele İskenderun Sancağı (Hatay) idi. Bu olay Atatürk devrinde Türkiye'nin dış politikası ile ilgili..." içeriğiyle yeni sayfa oluşturdu)
(fark) ← Önceki hâli | Güncel sürüm (fark) | Sonraki hâli → (fark)
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türk-Fransız ilişkisini etkileyen en önemli mesele İskenderun Sancağı (Hatay) idi. Bu olay Atatürk devrinde Türkiye'nin dış politikası ile ilgili olayların en çetini olması açısından da önemlidir. Hatay içerisine Türk nüfusunun çok olması nedeniyle bölge Misak-ı Milli sınırları içine alınmıştı. Ancak Milli Mücadele sırasında silahlı çatışmanın durmasını öngören itilafname 20 Ekim 1921'de Fransa ile gerçekleştirilmiştir. Fransa ile itilafname imzalamak, TBMM hükümetinin ilk defa bir Batılı devlet tarafından tanınması demekti. Hatay, Ankara Antlaşması ile (20 Ekim 1921) Fransa’ya bırakılmış ve burada özerk bir yönetim sağlanması kararlaştırılmıştır. Bu anlaşmayla "İskenderun Sancağı" içişlerinde kısmen bağımsız, dışişlerinde ise Fransa mandası altında bulunan Suriye'ye bağlı olacaktı. Ayrıca zamanla manda idaresinde değişiklikler de yapılmıştır. Yapılan değişiklikler, Sancak'ı Suriye'ye daha bağımlı hâle getirme ve özel hakların kullanılmasına engel olma eğilimindeydi. Atatürk, hiçbir zaman Hatay meselesini aklından çıkarmamıştır. Nitekim bu 1936 yılında görülmektedir. 20 Temmuz 1936 tarihinde Türkiye'nin Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni imzalamasından sonra Afet İnan, Atatürk'e başka bir meselemiz kalmadığını söylediği zaman; "Şimdi Antakya, İskenderun yani Sancak meselemiz var" diyerek sıranın Hatay meselesine geldiğini belirtmiştir.


İkinci Dünya Savaşı öncesi ise Versay Antlaşması'nın aksi bir şekilde Almanya silahlanma yarışına başlamıştır. Artan Alman tehlikesi karşısında kendi ülkeleri haricinde önemli taahhütler altında bulunmak istemeyen Fransa, 9 Kasım 1936’da Suriye ile bir antlaşma yapmış ve İskenderun dahil bölgedeki tüm haklarını Suriye hükümetine devretmiştir. Bu antlaşmada, Ankara Antlaşması'nda değinilen İskenderun sancağına tanınan bazı haklara hiç yer verilmemiştir. Fransa, Türkiye'nin rızasını almadan Sancak üzerindeki yetkilerini Suriye'ye devretmişti. Türkiye Fransa'ya karşı çıkmış ve Milletler Cemiyeti toplantılarında konuyu gündeme taşımıştır. Gelişme sağlanamaması üzerine Türkiye 9 Ekim 1936'da Fransız Hükümeti'ne resmi bir nota vermiş ve Suriye'ye verilen bağımsızlığın İskenderun ve Antakya'ya da tanınması istenmişti. Fransa, Sancak'a bağımsızlık vermenin Suriye'yi parçalama durumuna getireceğini belirterek reddetmişti. Türkiye, Fransa'ya ikinci bir nota daha vermesine rağmen, yine sonuç alamamıştır. Bu arada Fransa konunun Milletler Cemiyeti'ne taşınmasını önermiş ve Türkiye kabul etmişti. Bu olaylardan sonra, Milletler Cemiyeti 14 Aralık 1936'dan itibaren ilgilenmeye başlamıştır. MC İsveç temsilcisi Sandler'i Hatay meselesi için raportör tayin etmişti. Sandler de, 1935 yılında bir rapor sunmuştur. Bu rapora göre: Sancak meselesinin, MC'de tekrar ele alınmasını, bu arada tarafların görüşmelerini raportörle temas hâlinde sürdürmelerini ve ayrıca mümkünse Hatay'a üç kişilik bir gözlemci heyetinin gönderilmesini istemiştir. Takiben, Hollanda, Norveç ve İsviçre'den olan üç kişilik heyet, Hatay'a gelmiştir. Ancak bir sonuç alınamamıştır. Almanya'nın 1938 Martı'nda Avusturya'yı ilhak etmesi üzerine, Avrupa'da kuvvet dengesi Mihver devletlerinin lehine değişmeye başlaması, anti-revizyonist devletlerin Türkiye'ye olan ihtiyacını arttırmıştır. Bu durum karşısında Fransa, Türkiye ile ilişkilerini düzeltmek istemiştir. 3 Temmuz 1938'de imzalanan bir anlaşma ile Hatay'ın toprak bütünlüğü ve siyasi statüsünün iki devlet tarafından korunması ve bu amaçla her iki devletin de Hatay'a 2500'er kişilik askeri kuvvet göndermesi kabul edilmiş ve bunun üzerine 5 Temmuz 1938 günü saat 05.00'te Türk ordusu iki koldan Hatay'a girmiştir. Bu yakınlaşma ile 24 Ağustos 1938'de Hatay'da Millet Meclisi seçimi yapılmıştır. Bu seçimlerde Türkler 40 milletvekilliğinden 31 'ini kazanmıştır. Seçim sonrası, Hatay Millet Meclisi ilk toplantısını yaparak, bağımsız devlet için "Hatay Cumhuriyeti" adını kabul etmişti. Hatay Devleti bir yıl kadar bağımsız kalmıştır [1]. Bu sırada Avrupa’da Nazi tehdidi artmaktaydı. Fransa Hatay’daki askerlerini çekerek bölgeyi Türkiye’ye bıraktı. Bu durum üzerine 23 Haziran 1939 tarihinde Hatay Meclisi oy birliği ile aldığı bir karar ile Türkiye’ye katıldı. Aynı gün Fransa ile bir antlaşma gereği Hatay’ın Türkiye’ye bağlı olduğunu kabul edildi [2].


  1. Hatipoğlu, S. Hatay'ın Türkiye'ye Katılması. https://www.tarihtarih.com/?Syf=26&Syz=354609 Erişim Tarihi: 09.03. 2018
  2. Can, H. (2010). Hatay nasıl Türkiye’ye katıldı?. Dünya Bülteni http://www.dunyabulteni.net/tarihten-olaylar/118849/hatay-nasil-turkiyeye-katildi Erişim Tarihi: 09.03. 2018