Eleştirel Kuram

Uluslararası İlişkiler Wiki sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Eleştirel kuram, (bazen "Frankfurt Okulu eleştirel kuramı" olarak adlandırılmaktadır) toplumsal ve siyasi teori çalışmaları içinde geniş ölçüde Marksist ilhamlı bir yaklaşımdır. Eleştirel kuram her ne kadar birleşik bir çalışma bütününü oluşturmasa ve hiçbir zaman da oluşturmamışsa da belli bazı genel temalar bakımından farklılaşma eğilimindedir. Eleştirel kuramının entelektüel ve siyasal ilham kaynağı Marksizmdi. Ancak eleştirel kuramcılar Stalinizm tarafından reddedilmelerine rağmen, ortodoks Marksizmdeki determinist ve bilimselci eğilimleri eleştirdiler ve Marx'ın kapitalizmin kaçınılmaz çöküşüne ilişkin öngörülerinin başarısızlığının farkına vardılar. Eleştirel kuramcılar ekonomiden çok ağırlıklı olarak ideoloji çözümlemesi üzerine odaklanan bir neo-Marksizm biçimi geliştirdiler ve proletaryaya artık devrimci bir birim muamelesi yapmadılar. Eleştirel kuram, eleştiri nosyonunu, esas bakımından toplumsal olan araştırmaları felsefeyle ilişkilendirme yoluyla bütün toplumsal pratiklere genişletme çabasıyla nitelendirilmektedir. Eleştirel kuram böyle yaparak sadece Marksizmin klasik ilkelerinin ve yönetiminin ötesine bakmamakta ama aynı zamanda ekonomi, sosyoloji, felsefe, psikoloji ve edebi eleştiriyi kapsayan geleneksel olarak ayrıl disiplinlerin ötesindeki bir menzile geçmektedir.

Frankfurt Okulu'nun erken dönem düşünürleri öncelikle ayrık toplumların analiziyle ilgilenirken, sonraki teorisyenler eleştirel kuramı, en az üç yöntemle, uluslararası siyaset çalışmalarına uygulamışlardır. İlk olarak, eleştirel kuramcılar, teorilerin ve anlayışların bir değerler ve çıkarlar çerçevesi içine gömülü oldukları boyuta vurgu yaparak uluslararası konularda bilgi ve siyaset arasındaki bağın altını çizmektedirler. İkinci olarak, özgürleştirici siyasete kesin bir bağlılık benimsemişlerdir: Bireysel ya da kolektif özgürlük ülküsünü geliştirmek amacıyla, dünya siyasetinde baskı ve adaletsizlik yapılarını ortaya çıkarmakla ilgilenmektedirler. Üçüncü olarak, uluslararası teoride siyasal cemaat ile devlet arasındaki geleneksel birliği sorgulamışlar ve böyle yaparak daha kapsayıcı ve muhtemelen daha kozmopolitçi bir siyasal kimlik nosyonu olasılığının yolunu açmışlardır. [1]

Kaynakça

  1. Andrew Heywood,Siyasetin ve Uluslararası İlişkilerin Temel Kavramları,2015: Palgrave Macmillan.