Devletin Hukuki Yetkisi

Uluslararası İlişkiler Wiki sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Devletler cezai yetkilerin dışında kalan, yine uluslararası hukukun belirlediği sınırlarda tek başına, münhasır olarak kullandığı ve diğer devletler veya uluslararası kurumlarla ortak olarak kullandığı yetkilere sahiptir. Bunlar hukuki yetkilerdir.

1. Devletin Münhasır Yetkileri

1.1 Devletin Ülkesel Yetkileri

Bir devlet kendi ülkesi sınırları içerisinde bütün yasaları yapma ve uygulama yetkisine sahip tek otoritedir, yani kendi ülkesi içinde "tam ve münhasır"dır. Bu yetkiler gereği devlet kural olarak, taşınır-taşınmaz mallar ve kişiler için geçerli olacak yasaları koyma ve uygulama hakkına sahip olmaktadır. Bu yasalara ülkedeki yabancılar dahil herkes uymak zorundadır ve başka ülke vatandaşları ülkeye girmek istediğinde kabul edip etmeme ya da sınır dışı etme konusunda da yine tek yetkili otorite devlettir. Ayrıca devlet bu yetkisini sadece bireyler için değil kurum ve kuruluşlar için de kullanmaktadır. Burada önemli bir diğer nokta devletin ülkesindeki yabancıların taşınmaz mallarını kamulaştırma konusunda da bir yetkisinin olmasıdır.

Tüm bunlarla birlikte devletin münhasır yetkileri mutlak değildir, uluslararası hukuk tarafından belirli sınırlandırmalarla sınırlandırılmıştır. Devletler ülkeleri üzerindeki yasama, yürütme ve yargı yetkilerini kullanırken yine uluslararası hukukun getirdiği yapılageliş kuralları uluslararası antlaşmalardan doğan prensipleri de göz önünde bulundurmak zorundadır. Bu prensipler tek tek ifade edilememekle birlikte uluslararası hukuk kurallarının neredeyse tümünü kapsamaktadır. Ayrıca bir devletin diğer ülkelere ve yabancılara karşı uyguladığı yetki ve yükümlülükler için de bazı sınırlandırmalar vardır. Bu bağlamda iki genel sınırlandırıcı prensip gelişmiştir. İlki, devletlerin ülkesel yetkisini kullanırken başka devlet ve vatandaşlara zarar vermeme yükümlülüğü, ikincisi ise bir devletin diğer devletlerin ülkesel yetkilerine saygı duyma yükümlülüğüdür.

Bu iki prensipten kaynaklanan sınırlandırmalar dışında uluslararası hukuk tarafından devletin ulusal yetkilerine getirilmiş bazı somut kısıtlamalar daha vardır:

a) Yabancı devletlerin ve uluslararası örgütlerin dokunulmazlığı ve bağışıklığı

Dokunulmazlık ve bağışıklıklar, yabancı devletlerin ve bu devletlerin diplomatik görevlilerinin, gemilerinin ve uçaklarının bulundukları devletin yargılama yetkisi dışında olmaları(bağışık) ve ülke içindeki kararların kendilerine zorla uygulanamamasını(dokunulmazlık) ifade etmektedir. Ancak uluslararası hukukta devletin bağışıklığı ve dokunulmazlığı ile diplomatik bağışıklık ve dokunulmazlık arasında birtakım farklar mevcuttur. ilki, devlet ve devlete ait bazı eşyaların başka bir devletin yetkisinden bağışık olması, bir devletin başka bir devlet tarafından yargılanamaması anlamına gelir. Ancak devletin dokunulmazlığı ve bağışıklığı mutlak değildir, devletin kamu otoritesini kullanmadığı ve özel hukuk alanına giren işlemler için devlete dokunulmazlık ve bağışıklık sağlanmaz. İkincisi yani diplomatik dokunulmazlık ve bağışıklık ise bir devletin uluslararası arenadaki temsilcilerinin bulundukları diğer ülkelerde bağışıklığa ve dokunulmazlığa ek olarak da bazı ayrıcalıklara sahip olmasıdır. Bu kişilere bu hakların verilmesinin sebebi devletlerin birbirleri ile olan diplomatik ilişkilerinin sağlam bir şekilde ilerlemesidir. Tüm bunlara ek olarak uluslararası örgütler ve bu örgütlerin temsilcileri, çalışanları, binaları ve araçları da bahsettiğimiz dokunulmazlık, bağışıklık ve ayrıcalıklardan yararlanmaktadırlar.

Dokunulmazlık, bağışıklık ve ayrıcalıkları düzenleyen temel uluslararası belge 1961 yılında imzalanıp, 1964 tarihinde yürürlüğe giren "Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Konvansiyonu" dur.

b) Kapitülasyonlar

Kapitülasyonlar, bir devletin yabancı ülke vatandaşlarına özellikle hukuki ve ticari konularda verdikleri bağışıklıklar ve ayrıcalıklardır. Bu kişiler bulundukları ülkenin yetkisi dışında kabul edilir ve kendi vatandaşı oldukları ülkenin yasalarına tabi tutulmaya devam edilirler. Bu durum kapitülasyonu uygulayan devlet açısından ise, devletin yabancılar üzerinde uluslararası hukukun da meşru saydığı birçok yetkiyi kullanmaktan vazgeçtiği ve ülkesel yetkisine kısıtlama getirdiği anlamına gelir.

c) Geçiş Hakkı

Devletin ülkesi üzerindeki yetkileri gereği, ülkesinden başka ülke vatandaşları veya araçlarının geçmesi konusunda yetkileri ellerinde tutarlar. Ancak bazı durumlarda devletler kendi rızaları ile başka ülke vatandaş ve araçlarına geçiş hakkı verebilmektedir. Ülke devletinin bu geçiş hakkı rızası ilgili devletlerin yapılageliş hukukundan, bir uluslararası antlaşmadan ya da tek taraflı bir hukuksal işlem kaynaklı olabilir. Bu durum da devletin ülkesi üzerindeki yetkisini başka ülkelere geçiş hakkı vermesi noktasında kısıtlamış olur. Bu duruma örnek olarak Right Passage davası verilebilir: Bu davada Hindistan Portekiz'in lehine olacak şekilde kendi ülkesinde, yapılageliş kuralı oluşturacak kadar uzun bir süre Portekiz'e geçiş hakkı vermiştir. Bunun sonucunda Portekiz Hindistan'ın belli bir bölgesinde askeri olmayan sınırlı bir geçiş hakkı sahibi olmuştur.

d) Askerden arındırma ve yabancı askeri kuvvetlere veya üslere tanınan ayrıcalıklar

Bir ülkenin belli bir kısmı kendi rızası ile veya rızası dışında askerden arındırılmış olabilir. Bu türden bir sınırlandırma ile devlet ülkesinin bir bölümünde veya tamamında askeri kuvvet oluşturamamakta ve silah yığınağı yapamamaktadır. Ayrıca bir devlet kendi ülkesinde kısa ve uzun süreli olarak yabancı askeri kuvvetlerin bulunmasına izin verebilir. Bu durum aslında devletin ülkesi üzerindeki askeri yetkisine bir kısıtlama getirmemektedir çünkü bir devletin ülkesinde bulunan yabancı askerler o ülkenin yetkisi altındadır. Ancak bu durum yaygın istisnaları olan bir kuraldır:

Yabancı askeri kuvvetlerin görevleri ile ilgili ya da görevleri içindeki yönetsel ve yargısal denetimleri bağlı oldukları devletin yetkisi altındadır. Ancak bu durum askerlerin bulunduğu ülkenin devletinin ülkesel yetkilerine kısıtlama getiren bir durumdur.

Yabanı askerlerin görevlerinin sınırını aşan ve bulunulan ülkenin hukuksal düzenin etkileyen durumlarda bu yabancı asker veya üslerin bulunulan ülkenin yetkisi altında oldukları kabul edilmektedir. Ancak yine de ülkesinde bulunulan devlet bu tür konularda yabancı askeri kuvvetlere bazı ayrıcalıklar ve dokunulmazlıklar tanımaktadır. Bu durum da yine devletin ülkesel yetkilerinde kısıtlama olacağı anlamına gelmektedir ve bu durum yapılan iki veya çok taraflı anlaşmalarla düzenlenmektedir.

Genel olarak, yapılan anlaşmalarda belirtilmeyen konularda ise yabancı askeri kuvvet ve üsler, bulundukları ülkenin yargısal yetkilerine mensup bulunmaktadırlar.

1.2 Devletin Ülkesi Dışındaki Münhasır Yetkileri

Devletler ülkeleri içinde olduğu gibi ülkeleri dışında da bazı münhasır yetkilere sahiplerdir. Bunlar, uluslararası alanda sahip oldukları yetkiler, başka devletlerin ülkelerinde sahip oldukları münhasır yetkiler, uyrukluğunda bulunan kişi ve araçlar üzerindeki yetkiler olarak sınırlandırılabilir. Devletin uluslararası alanlardaki yetkilerinin başında devletin bitişik bölgedeki komşularına ilişkin yetkiler gelmekte olup bu bölgelerde özellikle gümrük, sağlık, maliye ve göç, kıta sahanlığı, münhasır ekonomik bölge gibi konularda yargısal yetkilere sahiptir.

Devletin başka ülkeler üzerindeki münhasır yetkileri ise elçilikler, bu ülkelerdeki bulundurulan askeri kuvvetler ve üsler bağlamında değerlendirilir. Günümüzde uluslararası hukukta uygulanmayan ancak 1. Dünya Savaşından sonra birçok örneği görülen bir başka şey de koruma altında ülke, vesayet altında ülke gibi statülerdeki ülkelerin bu koruma ya da statüsünü yürüten devletin sahip olduğu haklar da buraya eklenebilir. Hiçbir devletin egemenliği altında olmayan uluslararası alanlardaki vatandaşları ve araçları üzerinde de devlet ülkesi dışındaki münhasır yetkileri kullanabilmektedir. Uluslararası hava sahası, uzay, açık denizler ve hiçbir devletin egemenliğinde olmayan alanlarda da devletler kendi ülkesi bayrağını taşıyan araçlar ve kendi vatandaşları üzerindeki yetkilerini münhasıran sürdürürler. [1]

Hazırlayan: Erva Nur KÖK

Kaynakça

  1. Acer, Yücel. Kaya, İbrahim. Uluslararası Hukuk . 6. Basım. Ankara: Seçkin Yayınları, 2015. s 169-178