Bahreyn

Uluslararası İlişkiler Wiki sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Bahreyn (Arapça: مملكة البحرين - Memleketü'l-Bahreyn) resmi adıyla Bahreyn Krallığı, Asya'da, Basra Körfezi'nde yer alan bir ada ülkesidir.Bahreyn irili ufaklı yaklaşık 30 adadan oluşan bir ada ülkesi. Toplam 35 adadan oluşan ülkenin en büyük adası 565 kilometrekare büyüklüğünde ve ülkeye adını veren Bahreyn adasıdır. Başkent Manama’dır.Diğer büyük iki adası ise Muharrak ve Sitra'dır. Ülkede konuşulan diller Arapça (resmi), İngilizce, Farsça, Urduca'dır.Para birimi: Bahreyn Dinarı'dır.Bahreyn'de nüfusun Müslüman yüzde 70,3, Hristiyan yüzde 14.5, Hindu yüzde 9,8, Budist yüzde 2,5, Yahudi yüzde 0.6 'dır.[1]

Ülkenin, batısında bulunan Suudi Arabistan’la ulaşımı 1986 yılında açılan ve 25 kilometre uzunluğunda olan Kral Fahd Geçidi ile sağlanmaktadır.Kuzeyde, Basra Körfezi’nin karşı kıyısında bulunan İran’la arasında 200 kilometre mesafe olan Bahreyn'in güneydoğusunda ise Katar yarımadası yer alıyor.

Tarih boyunca insanlığın yerleştiği bölgelerden olan bu topraklarda Asur, Babil, Yunan, Pers ve Müslümanların etkisi görülür. Arapça bir sözcük olan Bahreyn’in Türkçe karşılığı ise ‘İki deniz’dir. Bugün Suudi Arabistan'ın doğusunda bulunan ve tarihi Bahreyn olarak anılan bölgedeki vahalara atfen tatlı ve tuzlu suyun birleştiği yer olarak adına ‘iki deniz’ denilmiştir.

Sünni El Halife ailesi Bahreyn’i 1783 yılında Perslerin elinden aldı ve aile, bu tarihten itibaren adanın güvenliğini sağlamak için Britanya ile bir dizi anlaşma imzaladı. Bu anlaşmalarla ada 19. yüzyılda Britanya hamiliğine girdi. Ülke, bağımsızlığına ise 1971’de kavuştu. Bağımsız olmasının ardından ABD ile iyi ilişkiler geliştiren Bahreyn, ABD donanması Beşinci Filo'ya da ev sahipliği yapmaktadır.

Önce emirlik olan ülke daha sonra 2001 yılında anayasal monarşiyi kabul ederek krallık olduğunu ilan etti. 2002’de son 30 yılda yapılan ilk kapsamlı seçimle meclisin 40 üyesi seçildi. Meclise 12 Şii milletvekili girdi. Bahreyn'de Sünni yönetim, Şii çoğunluğun ayaklanmalarıyla mücadele etmektedir. Hükümet, 70’den fazla kişinin hayatını kaybettiği 2011'deki olayları şiddet kullanarak bastırmaya çalıştığı için uluslararası alanda eleştirilere hedef oldu . Şiiler yönetimde hak sahibi olmadıkları, devlet kadroları ve iş imkanlarından faydalanamadıklarından şikayetçi olmaktadır.

Şii ayaklanmaları

Bahreyn'de hükümet, 1979 ve 1994 yıllarında da Şiilerin gösterileriyle mücadele etmek zorunda kaldı.

Eylül 1979'da ayaklanan Bahreynli Şiiler, İran’ın etkisiyle, Sünni Bahreyn emirine karşı gösterilere başladı. Bu dönemde meydana gelen gösteriler yönetimi devirmek amaçlıydı. 1994 yılında yaşanan eylemlerde ise Şii çoğunluk, yüzde 25 oranındaki işsizlik nedeniyle ayaklandı. Uzun süreli gösteri ve çatışmaların yaşandığı ülkede yönetim, olayların sorumlusu olarak İran’ı gösterdi. Krizin bastırılmasında Suudi Arabistan asker göndererek Bahreyn'e destek verdi.

Yönetim, ayaklanmaların ardından reform adı altında çeşitli değişiklikler yaptı, ancak bunlar Şiiler tarafından tatmin edici bulunmadı. Ayaklanmalar 1997 yılında hız kazandı.

Ülkede işgücünün önemli kısmını oluşturan Asyalı işçilere yönelik saldırılarda artış yaşandı. Bu dönemde ülkede bulunan ABD askerleri de asayişin sağlanmasında etkili oldu.

Bahreyn’deki son eylem dalgası, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerini etkisi altına alan ‘Arap Baharı’ ayaklanmalarının etkisiyle Şubat 2011’de başladı. İnci Meydanı’nda toplanan binlerce Şii, reform talebiyle eylemlerini bir yıldan uzun süre devam ettirdi. Olaylar sırasında 70’den fazla eylemci hayatını kaybetti.

Bahreyn güvenlik güçleri ayaklanmaları bastırmakta başarısız olunca Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan Mart ayında ülkeye asker gönderdi. İki ülkenin bu adımı İran’ın protestosuyla karşılandı.

Bahreyn, Suudi Arabistan ve İran arasında denge unsuru olması bakımından önem taşımaktadır. Ülkede meydana gelecek olası bir yönetim değişikliği bölgesel dengeleri değiştirecek nitelikte olacaktır.

Anayasal reformlar

Mayıs 2012'de Bahreyn Kralı Hamad Bin İsa El Halife, anayasada yapılması planlanan bir dizi reformu onayladı.

Değişikliklere göre kral, seçimle göreve gelen parlamento başkanlarına ve atamayla göreve gelen Danışma Konseyi’ne yasama meclisini fesh etmeden önce danışmak zorunda olacak.Yapılan yeniliklere, meclisin seçimle göreve gelen kısmı başbakandan desteğini çekerse, bunu krala bildirecek. Bu durumda kral başbakanı görevde tutma ya da gönderme yetkisine sahip olacak.Ancak, düzenleme muhaliflerin taleplerini karşılama konusunda yetersiz kalıyor. Muhalifler, hükümetin tamamının seçimle göreve gelmesini ve üst kanadın atanarak göreve getirilmesinin sona ermesini istemektedir.Ayrıca muhalifler bu düzenlemeye rağmen meclisi feshetme yetkisinin hâlâ kralda olduğunu söylüyor.

2002’de kurulan Danışma Konseyi, Bahreyn’i emrilikten krallığa çeviren yeni anayasa ile oluşturuldu. Ancak muhalifler konseyin, kralın meclisi kontrol etmek için oluşturduğu bir araç olduğunu öne sürüyor.

İnsan hakları durumu

Bahreyn’de Şubat 2011'de başlayan ayaklanmalardan sonra kral, özel bir komisyona yetki vererek çatışmaların soruşturulmasını istedi. Oluşturulan bağımsız komisyonun raporuna göre, Mart-Nisan dönemindeki muhalif gösterilerde beşi polis toplam 35, sonrasında ise 11 kişi öldü. Rapor, reform gösterilerinin başlaması sonrası yaklaşık üç bin kişinin gözaltına alındığını belirtti. Araştırmada, polisin orantısız güç kullanıp işkence yaptığı, ibadethanelerin yıkıldığı ve binlerce kamu çalışanının işten çıkarıldığı ifade edildi.

Bahreyn İnsan Hakları Merkezi ise Nisan 2012’ye kadar 79 kişinin öldüğünü açıkladı.


Ekonomi

Bahreyn, BM Kalkınma Programı tarafından hazırlanan İnsani Gelişme Endeksi’nin 2011 yılı verilerine göre en gelişmiş ülkeler arasında yer alıyor. Listede 42. sırada yer alan ülke, ortalama yaşam beklentisi, okur-yazar oranı ve kişi başına düşen gelirle çok sayıda ülkeyi geride bırakmış durumda. Bahreyn'de kişi başına düşen gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYİH) 27 bin 300 dolar.[2]

Bahreyn, Birleşmiş Milletler, Dünya Ticaret Örgütü, Arap Birliği, Bağlantısızlar Hareketi, İslam İşbirliği Teşkilatı ,NATO gibi uluslararası kurumlara üyedir.[3]

Körfezde petrolü ilk bulan (1932) [4] ve rafineri kuran ülkelerden Bahreyn, bu kaynağın gelirlerinden komşularından daha önce faydalanmaya başladı. Ancak petrol üretimi Kuveyt ve Suudi Arabistan seviyesine hiçbir zaman ulaşamadı. Ülke, son yıllarda bankacılık ve turizm alanında yaptığı yatırımlarla ekonominin petrol sektörüne bağımlılığını azaltmaya çalışıyor. Ekonomik reformlarla ekonomisini petrole bağımlılıktan kurtarmaya çalışan Manama yönetimi, önemli sayıda çok uluslu firmaya ev sahipliği yapmanın yanı sıra Körfez’deki özel sermayenin işlem gördüğü bir finans merkezi. Dünyanın en büyük alüminyum tesislerinin bulunduğu ülkede petrokimya ve alüminyum işleme sektörünün ekonomiye katkısı büyük.Petrolden sonra ikinci büyük ihraç kalemini oluşturuyor.[5] 2016 yılı verilerine göre Bahreyn’de gayrisafi yurt içi hasıla 31 milyar, kişi başına düşen milli gelir 22 bin dolar.Çalışanların yüzde 75’i göçmen işçilerden oluşan Bahreyn’de 15-24 yaş arası nüfusun yüzde 20’si işsizdir.[6]

Kaynakça
  1. http://aa.com.tr/tr/ulke-profilleri/bahreyn/924965 adresinden 13.02.2018 tarihinde oluşturulmuştur.
  2. UNITED NATIONS DEVELOPMENT PROGRAMME.http://hdr.undp.org/en/media/HDR_2011_EN_Table1.pdf adresinden 13.02.2018 tarihinde erişilmiştir.
  3. Kingdom of Bahrain.Ministry of Foreign Affairs https://www.mofa.gov.bh/Default.aspx?tabid=40&language=en-US adresinden 13.02.2018 tarihihnde erişilmiştir.
  4. Kingdom of Bahrain.Ministry of Foreign Affairs. https://www.mofa.gov.bh/Default.aspx?tabid=128&language=en-US adresinden 13.02.2018 tariginde erişilmiştir.
  5. http://www.aljazeera.com.tr/ulke-profili/ulke-profili-bahreyn adresinden 1.02.2018 tarihinde erişilmiştir.
  6. http://aa.com.tr/tr/ulke-profilleri/bahreyn/924965 adresinden 13.02.2018 tarihinde erişilmştir.